sene 2010 temmuz ayı, amcam beni askere teslim etmek üzere ankara'daki zırhlı birliklere götürüyor. arabana eniştem ve kuzenimde var. teslim olmaya 15 dakika ya var ya yok.
arabada öyle gülüşerek yol alırken amcamın telefonu çaldı. arayan babamdı. bir sessizlik oldu ve amcam evet dedikten sonra hıçkırarak ağlamaya başladı.
ben amcamın omzundan tutarak, büyükbabamlara bir şey mi oldu diye sordum. ama bendeki de hıyarlık işte. hiç anlamadım.
meğerse babam, oradan amcam buradan benim askere gidişime ağlıyorlamış.o güne kadar hayatlarında 1 kez bile ağladıklarını görmedim. hele herkesin duygusuz gibi gördüğü amcamın ağlayışı beni çok etkilemişti. altı üstü askerlik be. herkes gidiyor. neden duygusallaşılır ki böylesine olağan bir durum karşısında. anneleri anlarım ama babalar biraz daha soğukkanlı olmalı sanki. demek ki beni çok seviyorlarmış. bu tarafından bakınca mutlu da olmuştum hafiften.
yıllar sonra büyükbabam rahmetli oldu, onda bile ağlamamışlardı. belki gizli gizli ağlamışlardır onu bilemem.