dünyanın en acımasız işidir. kaç senelik arkadaşın öğretmenin verdiği o ulvi görevle tahtaya geçer, acımasız bir diktatöre dönüşürdü. büyük bir ciddiyet ve özveriyle yapardı işini. böyle zamanlarda bende konuşmamaya dikkat eder, arada ufak kaçamaklarla gençlik enerjimi dindirmeye çalışırdım lakin her seferinde yakalardı bu ibne. ulan vatanı kurtarıyo sanki pezevenk yazmayıver lan bi kerede. böyle diyincede ismimin yanına bir eksi atardı. daha da sinirlenirdim. asabi adamdım ben ufakken. çok fenaydım. gidip küfür ederdim. bir eksi daha atardı ciddiyetini bozmadan. sonra hoca gelirdi, 'evet, bu seferlik bu kişileri affediyorum' derdi. istisnasız her gün böyle olurdu. ama her gün aynı atraksiyon, aynı heyecan yaşanırdı. böyle gitti liseye kadar.