Dürüstlükten en başından beri ödün vermedim.Ne dediysem arkasında durdum,hep senin mutluluğun için uğraştım. iyi bir hayatımız, refah bir geleceğimiz olsun diye.
ilk başta öylesine başladım ilişkimize sana da söyledim bunu. Ama sen, davranışlarınla, hissettirdiklerinle aşık ettin kendine.
Mutlu ettin, nefes aldırdın 2 küsür yıl boyunca.Onca güzel zamanlarımız geçti beraber.
En çok kime güvendin deseler, adını söylerdim başka bir şeçenek beklemeden. Olmadı. Yan yanayken güzel giden her şey araya mesafe girince değişti. Ben istemedim mesafeyi.Biliyorsun.Kader. 1 yıl daha idare ettin beni. Zor zamanlarımın daha kolay olmasını sağladın. Ve sonra, bir anda zoru cehenneme çevirdin. Kızdım, yıkıldım ama kötü söz etmedim sana. Güven duygumu ve inancımı kaybettim her şeye sadece. Ve şimdi onca şey paylaşan onca güzel anı biriktiren biz, tüm sosyal medyada, iletişim araclarında engelliyiz. Dürüst olduğumuz için, aldatmayı düşünmediğimiz için. O eksikliğini hissettigin yuva sıcaklığını bir ömür yaşatmayı istedik diye!!?
Eyvallah hayat. Eyvallah. Daha ne kadar yıkılırım, daha nasıl yanar yüreğim bilmiyorum. Bunları sana söylemek isterdim, uzun uzun gözlerine bakıp anlatmak. Annenle Bir fincan kahve içip, kendimi ve sana olan sevgimi anlatmak.
Kader. Bunları şu sözlüğe yazıyorum. Kendime Bi hatırlatma olsun ileride. Neleri atlattın olum sen diye. Ben, unutma konusunda çok kötüyüm. Deger verdiğim, söz verdiğim şeyleri kolay kolay unutamam. Ama sen güzel unutursun. Sözlerini tutmadın, sevgi ve aşk kelimelerinin hakkını vermedin ama beni unut. Beni güzel unut.