Anayasadaki “ Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korunmayı gerektiren kimseler için alınan tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. “ maddesi ile hayatımıza girmiş kavram.
Tabi bu madde eşitlik ilkesine aykırı görülüp değiştirildi ama “ kadına pozitif ayrımcılık “ lafını herkesin diline pelesenk ettiler.
Gelgelelim bizim ülkemizde -bizim gibi ülkelerde- teorik olarak böyle kavramlar söz konusu olsa da katiyen sosyal hayatta can bulmaz.
Kadını rahatsız edecek şekilde göz hapsine almak,
Kadının gücünü azımsamak,
Kadınları çalışma hayatında kısıtlamak,
Kadınlara -kendi arzuları sorulmadan- görevler yüklemek,
Kadınların -yine arzusu sorulmadan- doğurganlığını ön planda tutmak veya bir süreç için engel olarak görmek pozitif ayrımcılık değildir.
Sizin pozitif ayrımcılık diye nitelendirdiğiniz şeyler adab-ı muaşeret kuralları içinde değerlendiriliyor genelde.
Edit:
Bir etikete tabi tutulmadan önce şunu belirtmek isterim:
Elbette kadının “ fıtratından “ ötürü -kendi arzusu dahilinde- gebelikten sonra izin kullanabilmesi “ doğaldır “ fakat kimse çıkıp diyemez ki “ kadınların önüne -özellikle özel sektörde- iş hayatında evlilik, doğum vs gibi durumları sebebiyle set çekilmiyor. “
Doğal olana doğal diyebildiğimiz zaman, eşit şartlarda yaşayabileceğiz.