efendim ben şahsen insan arasına karışmak olsun, ziyaretler misafirlikler olsun, bu tip şeyleri sevmeyen, bunlardan hazzetmeyen bir insanım.
ayrıca 2 gündür yani bayramın ilk iki günü hastalığım dolayısıyla yattım, kaba et büyüttüm ve bir bayram geleneği olan hısım akraba ziyareti yapamadım.
annemin gazları ve kendi vicdanımla yaptığım müsabakanın vicdanım lehine sonuçlanması neticesinde gitmeye karar verdim akrabalarımıza, aktım yaşlı ortamlara.
aslında böyle yazınca iğrenç insanlarmış gibi oldu. ama öyledeğil aslında benim diye söylemiyorum (belki de söylüyorum) akrabalarım çok şirin, tatlı insanlardır.
gitmemek aslında benim suçum olurdu gitmesem.
sonuç itibariyle de iyi ki gitmişim.
ama ne bileyim yine de biraz iğreti durdum ortamda.
çok yapmacık geldi orada bulunan insanların hareketleri. yapmacık gülücükler vardı sanki suratlarda.
neyse efendim biraz ortamı anlatayım.
---------------
bugün itibariyle dedemin ablasını ziyaret ettim. oldukça yaşlı olmasına karşın çok dinç bir insan olan koca halam beni çok süpersonik karşıladı ve bana oldukça ilgili davrandı.
burada edeceğim laflar kesinlikle ona değil, zaten olamaz, kendisi harika bir yaşlı insandır, saygım sonsuzdur.
benim lafım orada ben gittiğimde bulunmakta olan ya da benden önce oraya bayram ziyeretine gelmiş olan tanımadığım insanlara.
içeri girdim.
üstümde bayramlıklarım.
halamı gördüm.
o da beni gördü, çok sevindi.
elini öptüm.
halimi hatrımı sordu, aynısorularla karşılık verdim.
okulumu falan sordu.
her şey normaldi.
ortam güzeldi.
sonra diğer insanlarla bayramlaştım.
tanımıyordum ama adettendir diye ellerini öptüm, bayramlarını aldım.
orada yaşlı bir amca vardı. bu işlemleri ondan başlayarak yaptım.
o yaşlı amca bana çeşitli laflar soktu.
sokulan laflar hep aynı türdendi.
neden daha önce görüşmediğimizin benim hatam olduğunu savunuyor, hiç gelmediğimden yakınıyordu.
ona göre bayramlarda olmasa hiç görüşemeyecektik.
doğruydu ama ona noluyordu?
sonradan öğrendim. çok uzaktan bir tanıdıkmış kendisi, yani bir daha görüşme ihtimalimiz yok. niye o kadar laf soktu, bir gizem olarak kalacak.
aslında o klasik bayram laflarıydı.
olmazsa olmazdı.
sanki senaryosu hep aynı olan bir sitkomda gibiydik. onun da rolü oydu.
ayrıca değinmeden geçemeyeceğim. o yaşlı amca sohbetin bir sırasında enseme doğru sesli ve tükrüklü geğirdi.
ayrıca neden hiç görüşmediğimizi anlaması gerekti o hareketinden sonra.
tebrik ettim içimden kendisini.
başka neler oldu?
hee, hep olan oldu.
sohbetin ilk yarım saati her zaman olduğu gibin "nassın, iyi misin, çocuklar nasıl, bak şimdi sana sordum ya çocukları, aynısını kocana da soracağım, cevaplar farklı olursa gebertirim" şeklindeki konuşmalarla geçti.
sonra bir diğer diyalog süreci başladı ve ilginç bir şey vardı.
herkes birbirine katılıyordu.
herkes yılmaz erdoğan gibin "dimi,dimi" şeklinde bir önceki fikre sırayla katılıyor, kesinlikle muhalif bir ses çıkmıyordu.
sanki farklı bir görüşün olmadığı tartışma programındaydık.
eski anılara da dönülmese hakikaten çıldıracaktım.
gerçi anlatılan eski anılar da hep aynıydı ama eğlenceliydi, hatta tek eğlenceydi.
sonra son el öpmeyle kalktık falan...
bitti ziyaret...
-----------------
şimdi ben bu saçma yazıyla başımdan geçen bir olayı yazdım
sanmayın ki (gerçi kim okuyacak da sanacak) şey deyu düşünüyorum:
"allah'ım herkes neden böyle yapmacık,sistem beni eziyor ve insanlardan nefret ediyorum, kendi halimde bir hayatla yalnız ölmek istiyorum".