daha lise yeni bitmiş saç, sakal salınmış üniversite yıllarına uyum sağlanmaya çalışılmaktadır ancak cepte para yine öğrenci sınırlarındadır ve lise yıllarından kalma alışkanlıkla ankara mithatpaşa köprüsünün altındaki ucuz döncerciye gidilir. arkadaşlarla muhabbete başlanır, muhabbet konusu ise geçmişte oynanan ultima online'de yaşanan ilginç anılardır. malumunuz ultima online rol yapma oyunu olunca gerçek dünyaya yakın olayların cereyan etmesi kaçınılmaz oluyor, işte şahsımda böyle bir olayı anlatmakta ve şu diyaloglar mekanın aynalara kaplı duvarlarında yankılanmaktadır:
+nexagon: abi bi keresinde bi kız gördüm, kızla tanıştım falan sonra kızı hemen ormana çağardım, salak da geldi. ben bu kızı tost çekerek öldürdüm abi zaten kızın üzerinde de pek birşey yoktu bende kollarını ve bacaklarını falan hep kestim.
bunları anlatan organik mekanizmam kendine merakla bakan arkadaşlarının gözlerine kitlenmiştir ve etrafı görememektedir o sırada sağ taraftaki aynadan bakan başka iki çift gözü görür tabi gördüğü anda da "bende kollarını ve bacaklarını falan hep kestim. " cümlesini sarfetmekte olan şahsım, dönercinin iki hedef kitlesi olan gruptan, ikinci hedefe kitlenin yani öğrenci olmayan azcık psikopat takımın bakışlarına "hatta seni az sonra doğruycam olm" kesişine maruz kalmıştır.
hayır herifler de şoka girdi de o esnada çıkıp gittik mekandan yani azcık daha beklesek adamlar beni doğrayacaktı. harbi tırstım, düşünsene, admalar: "öldürün ırz düşmanıdır" falan dese -ki iş çıkış saati 2. hedef kitlenin yoğun olduğu bir saat- 30 saniye sürmez linç edilmem.
işte aynalı duvarlar kötüdür ve hiç sevmem, haksız mıyım?