ahmet yildiz olmedi

entry564 galeri
    276.
  1. sözlükle alakalı olan bitenler ve geçici sözlük fenomenleri zerre umrumda olmadığı için şu an başlığında yazdığım kişiyle alakalı hararetli tartışmaları, kavga dövüşleri, salya sümükleri görüyor ve izliyor olsam da, mevzuya müdahil olmayı düşünmüyordum, ama dayanamadım lan artık. çivileme dalıyorum abi.

    öncelikle şurası kesin ve net: bu arkadaşımızın, diğer yerleşik değerlere küskün, toplumun bam teline basıp titretecek malzemelerle sanal karakter oluşturan sazan avcılarından hiçbir farkı yoktur, yani eşcinsel değildir, fake yazar olmasa da, fake karakterdir, tek özelliği eşcinsellik gibi diğer sazan avcılarından farklı bir kıyafete bürünüp onları sürklase etmiş olmasıdır. hatırlatmakta fayda var, bu yazarın ilk ortaya çıkışı ve dikkat çekişi bahsolunan genel yargılara ters düşen, birebir olmasa da mealen "heteroseksüel erkeklerin suça meyilli olması" ve türevi -her nedense şimdi silinmiş olan- başlıklardı, cümle yazar taifesi yüklendi adama haklı olarak. bilahare, yarattığı mizansenler ve hikayeleri ile altyazısında "yetenekli bir yazar mıyım?" ifadesi bulunan bir sürece girdi kardeşimiz. başına envai çeşit bela gelen, ezilmiş, dışlanmış bir türkiye gerçeği portresi çizmeye çalıştı, haliye bir anda "şu an yazdıklarını okuyor ve ağlıyorum ühühü" minvalli gereksiz duygusal triplerle ve "siktir git sözlüğümüzden ibinaah" tepkileriyle karşılaştıkça kendini kaybetti, yarattığı karaktere kendini kaptırdı, yani marjinal yazarın ehlileşme süreci'nin tipik örneği oldu.

    bu arkadaşın eşcinsel falan olmadığından eminim ama yarattığı karakterin gerçek olduğuna kanaat getiren sözlük çoğunluğuna uyarak, gerçekten eşcinselmiş ve yaşadıkları gerçekmiş gibi davranıp, birkaç kelam edeceğim.

    ahmet yıldız ölmedi'nin bir iddiası var: eşcinsellik normaldir, toplum bunu böylece kabullenmelidir, ben de eşcinselliğin normalleştirilmesi için üzerime düşeni yaparım.

    toplumumuzun, eşcinsellerin sadece seks yapmayı düşündüğü ve bunun için yaşadığına dair bir önyargısı var; eşcinsel olduğunu giyiminden ya da herhangi bir tavrından belli eden, belli etmeyip de açık açık ifade edenlerin sorgusuz sualsiz seks metası olarak görüldüğü vakidir. sorun şu ki; ahmet yıldız ölmedi, eşcinselliği bir norma oturtma iddiasındayken, anlattığı hikayeler ve üslubu gereğince bu toplum savını güçlendirmekten başka hiçbir şey yapmıyor. benim bu yönde seksüel eğilimim olmaz ama eşcinsellere ve eşcinselliğe saygım vardır, fakat şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, ergenlikte seksi ve sevişmeyi bana bu herif gibi anlatmış olsalardı, ömrü billah karıya kıza dokunamazdım baba. karıya kıza dokunamazdım derken oğlanlara labunyalara meylederdim anlamında değil, seksten tiksinir, son kez bi sıvazlar, jübilemi yapardım.

    şimdi, ahmet yıldız ölmedi, cesurca yaşadıklarını anlatırken, bu normalleştirme çabasının tersi yönde seyrettiğini iyi okuyamayan bazı eşcinsel hakları savunucusu ve bizzat eşcinsel yazarlarımız bir savunma hattı oluşturdular, fakat argümanları yanlış seçtiler. buna da, bir türkiye panoraması ve türk toplumu bilinçaltı tezahürü olarak ahmet yıldız ölmedi üzerinden topyekun kişisel hak ve özgürlüklere, eşcinselliğe saldıran lümpenler sebebiyet verdi. oysa ki eşcinsel yazarlarımız ahmet yıldız ölmedi'nin pornografik hikayelerini savunup meşrulaştırmak yerine, eşcinselliğin normalliğini tartışmaya açsalardı, kendileri de bu salak oyunun bir parçası olmayacaklardı. hatta bu alevli tartışmalar üzerine sözlükten ayrılmaya karar veren bir eşcinsel yazarımıza mesaj gönderdim ben de. ki bu çok sık rastlanan bir hadise değildir, ya entry'de gerçekten bir zeka yansıması görmeliyim ya da bana -üzülmek de buna dahil- bir his taşımalı ki mesaj göndereyim; fakat, sonradan sözlüğe geri dönüş yaptığını gördüğüm bu arkadaşım, büyük bir cesaret örneği göstererek mesajımı yanıtlamadı. doğrusu kendisinden bu yönde bir bedel bekleyecek değilim, çünkü hem sözlük içindeki genel duygusal yapısını incitmemek adına, hem de böylesi bir nezaketsizlik, görgüsüzlük örneği göstererek avamdan, ayak takımından bir farkı olmadığını ispatlaması neticesinde kendisine atfettiğim önemi yitirmiş olması adına herhangi bir tavır takınmadım, tavırsızlığı tavır saymazsak tabii.

    fazla uzatmayalım. bir entry'sinde bir gün içinde para karşılığında beş erkekle beraber olduğunu yazmıştı yanlış hatırlamıyorsam. bu ezilen, bu zavallı eşcinsellerin hassasiyetlerini kendine malzeme ederek yarattığın onursuzluğun dik alasına, pek ala tüy dikmekten başka şey değil;

    vakti evvel bir sabahçı kahvesinde kağıt oynardık, her gece 3 gibi boyu -ben oturur haldeyken- belime kadar gelen civciv gibi bir çocuk elinde tepsisi, sıcak poğaça satardı kahveye gelip. yemeyecek olsak bile, o suratı çapaklı, ayağı terlikli bebenin tüm poğaçalarını alır, çocuğu da yanımıza oturtup kola ısmarlardık. çocuğun rutine bağlayıp gelip gitmesine o kadar duyarsızlaşmışız ki, "ulan göt kadar bebenin gece 3'te burada ne işi var?" sorusu hiç gelmemiş aklımıza. bir gece sebepsizce hadiseye uyanınca sordum:

    - anan baban nerede lan senin?
    - evdeee. şurda, parkın karşısında oturuyoz biz.
    - ee, baban çalışmıyo mu oğlum senin bu saatte çıkıyosun sokaklara?
    - ı ıh çalışmıyo. annem bunları pişiriyo, ben de çıkıp satıyom. çıkmazsam dövüyo babam.
    - (bebeyi o kadar sahiplenmişiz ki, dayak yemesine hiç tahammülümüz yok) nee? ne dedin sen? dövüyo mu?
    - nasıl kıyıyo lan?
    - dövek mi lan?
    - nerde oturuyosun sen tarif et bakıyım?
    - annem merak eder abi ben gidiyom.
    - dur lan dur, bi söyle bakıyım bak gelir bulurum evini.
    - annem merak eder abi.

    o geceden sonra hiç gelmedi çocuk. hem para kazamak için 10-15 sene sonra götünü peşkeş çekmeyeceğini ispatlarcasına onurluca ekmeğini kazanan, hem de aslında içten içe nefret beslediği babasını koruyup bir daha bizim kahvehaneye gelmeyecek kadar delikanlıydı, aslan gibiydi, hepimizden büyüktü. demem o ki, eşcinsel ahmet yıldız ölmedi ve eşcinsel olmadığı halde hassasiyetlerden nemalanan sahte karakter, keşke şu bacaksız kadar olabilsen.[edit2: aslında burası farklı şekilde bitiyordu, fakat "şerefsiz" ile "x kadar şerefli olsan keşke" ifadesinin ayrımını yapmaya muktedir olamayan yazarın ve moderasyonun türkçe bilgisi eksikliğine veriyor ve düzeltiyorum.]

    edit: yazarların ve ahmet yıldız ölmedi'nin, bir zihniyeti eleştirirken bunu kaldıramayıp hadiseyi kişiselleştirmeye temayülü olduğunu fark ettiğim ve bu analizin polemik haline gelmesinin önüne geçmek için, yeni bir entry yerine buraya yazmayı uygun gördüm.

    1- ahmet yıldız ölmedi, kişiliği ve varlığıyla değil, zihniyetiyle kavga ettiğim bir yazar. ahmet yıldız ölmedi olur, a olur, b olur, x olur isimler önemli değil; nick altına yazdığım kişi, yanlış bir yöntemi ve hastalıklı bir zihniyeti sembolize edip, bir figür haline geldiği için karaladık bunları.

    2- bazı söylemlerim popülistmiş. hadi be? yahu "ahmet yıldız ölmedi" tüm uludağ sözlük camiasının mutabık kaldığı bi konu mudur ki, eleştirel üslubu destekleyici doneler eklemek demagoji olacak? bırak mutabık olmayı; ilgili kişi sözlüğü tam olarak ikiye bölmüştür, dolayısıyla ahmet yıldız ölmedi hakkında fikir beyan etmek bir yandan destekleneceğini bilirken, öte yandan yuhalanmayı göze almak demektir. hal böyleyken, "şerefli olsan çıkar canlı yayına açıklarsın" gibi meseleyle hiç alakası yokken cevap entry'sine böylesi politik esanslar katmanın popülizme içkin olduğu su götürmez gerçektir, üstelik çok da sırıtmaktadır. ayrıca sen kimsin ki seninle alakalı popülist kaygılarım olacak? popülariteye ihtiyacı olan ve şu durumundan memnuniyet duyan biriymişim gibi, onu geçtim polemiklerle popüler olmaya muhtaçmışım gibi? çok feci sarhoşmuş da bikbik. lan banane?

    3- ahmet yıldız ölmedi, eşcinsellerin ve eşcinselliğin ötekileştirilmesinden rahatsız bir karakteri oynuyor, belki de -ihtimal vermesem de- gerçekten öyle. fakat benim anlamadığım, heteroseksüelleri bilimsel altyapısı olmayan, tamamen taşra tepkiselliğiyle yerden yere vururken, misalen suça eğilimli olmakla "suçlarken", aslında heteroseksüelliği de ötekileştirdiğinin, yani kendisine yapılmasından rahatsızlık duyarak ortalığı ayağa kaldırmasına sebep eylemin muadilini gerçekleştirmiş olmuyor mu, benim de eleştirdiğim boku kendisi yemiyor mu? homoseksüelliğin eleştirilmesine karşı çıkmaya her platformda pek teşne görünenler, neden heteroseksüel haklarını göz ardı ediyorlar? ve ayrıca ilgili kişi, heteroseksüelleri ötekileştirirken, eşzamanlı olarak homoseksüelleri de ötekileştiriyor olması nasıl bir çelişkidir, bana bi açıklayın bakalım.

    4- ahmet yıldız ölmedi'nin, sildikleri dahil birçok entry'sinde eşcinselliği değil, seksin mahremiyetini sorgulama eğiliminde olduğu aşikar. dikkat buyurun, seksin tabulaşması değil derdimiz, öyle olsaydı oral seks başlığına ayrıntılı bir entry döşenmezdim.

    5- bu arkadaşı savunacağız diye bikaç götü boklu türeme peydah olmuş. diyorlar ki "okumayın bu adamı?" ulan bu savunmaya da bitiyorum arkadaş, "rahatsız oluyorsan okuma!" yog yau? demezler mi adama, sen de rahatsız oluyorsan ahmet yıldız ölmedi'yi eleştirdiğim yazıyı okuma? 50 entry'si varmış da okumamak çok zor değilmiş. biz 50 entry okumayacağız hadi, sen 1 (yazıyla bir) entry okumamaktan mı acizsin evladım? yemin ediyorum aptallığa hiç tahammülüm yok. sorduk ya sığıra. istemiyorsak okumayalımmış, oldu olacak gel benim yerime de entry gir?

    6- kimse kusura bakmasın, "çaresizdim" argümanıyla fuhşa meşruiyet kazandırmaya çalışanlardan(biraz daha yumuşatmak gerekirse, fuhşu son çare olarak görenlerden) ve "çaresizdi" argümanıyla fuhşu meşrulaştıranlara arka çıkanlardan ahlak dersi alacak değilim.

    7- entry'yi tamamen okumadan atlayan ringo ve okuyup da anlayamayan dingo için tam buraya sebil yaptırdım. gelin gidin dayayın ağzınızı.
    116 ...