Dünya da ekonomik devrim diye bir kavram yok. Uluslar arası kabul gören kurallar ve sıra dışı tepkiler var. Temel kural talep edilen bir ürün üreteceksin. Tabi ki yanlız sen değil başkaları da üretecek. Onlarla rekabet edecek kendine bir pazar yaratacaksın. Bu durumda bir marka ismin ve marka değerin olacak. Sürekli rekabet içinde olacağın için kazancın büyük bölümünü avantaj kazanmak ve pazarını korumak için ar-ge ve promosyona ayıracaksın. Buna rağmen kazancın oranında sermaye birikimin oluşacak. Yeni talep olan alanlarda yatırım yapacaksın. Zor iş değil mi kardeşim. O zaman sırtını siyasi birey, kurum, parti ya da örgütlere yaslayacak. Kamudan sebebleneceksin. Kuralı fifty fifty dir. Bir liraya mal edip kamuya onbire satacak. Kalan onun beşini işi sana verenlere dağıtacak, Kalan beşi cukkalayacaksın. Bak bu daha kolay hadi kolay gelsin. Bu ülkede niye ekonomik kriz var onu da anlamıyorum.