nikah şahidinin çok bir olayı belki ama benim gibi biriyseniz heyecanlanabiliyorsunuz. saat 16:00'da yapılacak olan nikah için 06:30'da kalktım. gerçi hem gelin arabasına şoför, hem damat arkadaşıma sağdıç, hem de nikah şahidi olacağım için bu kadar heyecanlanmıştım.
nikah dairesinde, gelin odasında beklerken gelinin şahidine döndüm ve dedim ki; "sen niye heyecanlanmıyorsun lan?"
"heyecanlıyım şu an" dedi ama gram mimik yok. gelin ile damat bile benden daha az heyecanlıydı. vakit ilerliyor tabii.
toplum önüne çıktığımız andan itibaren rahatladım. zira bütün dikkatleri gelin ile damat çekmişti. biz şahitler çok fark edilmedik. ama bu durum çok kısa sürdü. bir süre sonra insanların beni kestiğini fark ettim. genç kızların bana güldüğünü, orta yaşlı kadınların bana damat adayı gözüyle baktığını fark ettim. haliyle baskı altında kaldığımı hissettim ve yine heyecanlandım. nikah memuru isimlerimizi sordu. nefesimi toparladım ve mikrofonu elime aldım. baktım üstünde tuş var, basayım dedim. çalışma prensibinin telsiz gibi olduğunu düşündüm. yanılmışım.. baya bildiğiniz mikrofonu kapattım. diğer şahit bana tip tip baktı. ben de ona "bozuk bu yeaa" bakışı attım. bağıra bağıra ismimizi söylemek zorunda kalktık.
akabinde şahitlik edeceğimiz kısım geldi. "evet" diyeceğimiz kısım yani. ben sürekli mikrofonun tuşuna basıp durdum. yeşil ışık bir türlü yanmadı. hatta test etmek için parmağımın ucuyla sürekli mikrofona vurdum ama nafile, çalışmadı namussuz. mikrofona çaktırmadan parmak attığımı fark eden biri höykürünce bu eylemi de sonlandırmak zorunda kaldım. diğer şahit mikrofonu eline aldı ve bana doğru yaklaşıp "beraber evet diye bağırıp durumu kurtaralım" dedi. "olur olur, tabii" dedim. mikrofonu sembolik olarak elimize aldık ve beraber "evet" diye bağırdık. insanlar anlamsız bir şekilde bize baktı, yine heyecanlandım. zahit abi de oradaydı. uzaktan sürekli bana iyisin iyi işareti yaptı, sevindim. papyon taktığım için beni damat zannedenler de oldu. damadın yanında damat gibi gezen bir nikah şahidi artığı idim halbuki..