* ağladım ve rahatladım.
ama rahatlamamın sebebi ağlamam değildi.
ağladım çünkü filmdeki baba-oğul-torun hikayesi çok acıklıydı. * öleceğini anlayan oğul torunu alarak yıllarca küs olduğu babasının evine gidiyor. pişmanlıklar pişmanlıklar.. vs vs. bunları geçelim..
rahatlamama gelince; tamam babamın bana olan sevgisini 18 yaşımda ameliyattan çıktıktan sonra dudaklarımı ıslak pamukla sildiğini hissettiğim zaman anladım. bilenler bilir narkozdan çıkan kişi susuzluk hisseder ama kesinlikle su verilmez, babam daha önce ameliyat olduğu için bunu biliyordu. göstermezdi sevgisini rahmetli. amaaaaa bir gün dahi küs olmadık. bizi sevdiğinden bir an bile şüphe etmedik. sadece sıkı sıkı sarılıp seni seviyorum demezdi. eskiler hep öyledir canım, idare edelim. bu rahatlamamın birinci sebebi idi. ikincisine gelince; dostumla(jr aabi) * olan ilişkim çok özeldir. küs olmak???? arasıra küseriz. en fazla 5 dakika sürer. doya doya sarılırız ki birbirimize sarılıp yattığımız çok olmuştur. asıl bu yüzden çok rahatladım. bakıyorum da filmi seyrettikten sonra oğluna/kızına veya anne/babasına sarılanlar olmuş. hiç öyle yapma gereği duymadım. zaten ben her zaman sarılıyorum. dostum ve ben sevgimizi hep gösteriyoruz birbirimize. işte bu yüzden böyle durumlara düşmeyeceğimi bildiğim için rahatladım.
filmi seyrettikten sonra eve gelip oğluna sarılan adam!!! iki gün sonra bağırdın çocuğa. ne oldu şimdi?? denyo!!!