Hz. Ali son derece zeki, cesur ve kahraman bir insandı. Çok güzel konuşur, dinleyenleri hayran bırakırdı. Peygamberimiz kendisine Kur’an ilmini öğretmiş, onun büyük bir islâm âlimi olmasını sağlamıştır. Hz. Ali bir yandan savaşlarda akıl almaz kahramanlıklar gösterirken, öbür yandan bilgisini artırmış “ilmin kapısı” olmuştur.“Zülfikar” isimli kılıcı ile islâm düşmanlarını perişan etmiştir. Girdiği her savaştan galip ayrılmıştır. Kimse onun karşısına çıkmaya cesaret edemezdi.
Hz. Ali Peygamberimize nazil olan Kur’an ayetlerini yazar, Peygamberimizin katipliğini yapardı. 13 sene süren Mekke devrinde ve daha sonraki Medine devirlerinde daima Peygamberimizin yanında olmuş, çevresinde pervane gibi dönmüştür.
Resulullah’m vefatında cenazesini o yıkamıştır. Daha sonra halife seçilen Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman’a yardımcı olmuş, yine islam devletinin en önemli görevlerinde bulunmuştur. Hz. Osman şehid edilince halife olmuş ve müslümanların başına geçmiştir. Fakat devrinde büyük karışıklıklar çıkmış, Yahudiler ve münafıklar ortalığı karıştırarak müslümanları birbirlerine düşürmüşlerdir. Hz. Ali bunun önüne geçmek için çok çalışmıştır. Şam’da halifeliğini ilan eden Hz. Muaviye ile aralarında görüş ayrılığı doğmuş, çeşitli savaşlar yapılmıştır.
Hz. Ali 63 yaşına geldiğinde, Kufe şehrinde, ibn-i Mülcem isimli bir adam tarafından zehirli bir kılıçla şehid edilmiştir. Cenaze namazı oğlu Hz. Hasan tarafından kıldırılarak Kufe mezarlığına defnedilmiştir.
Hz. Ali islâm tarihinin en büyük isimlerindendir. Üstün ahlâkı meziyetleri, derin ilmi ve sarsılmaz imanı ile daima önder bir insandır. Peygamberimizin cennetle müjdelediği on sahabenin dördüncüsü O’dur.