Atefah henüz 13 yaşındayken genç arkadaşlarıyla katıldığı bir doğum günü partisi çıkışında erkek arkadaşının arabasına yalnız bindiği için 'yaşdaş hemcinslerine kötü örnek teşkil etme' suçlamasıyla tutuklandı ve cezaevine konuldu. Kısa bir süre kaldığı cezaevinden çıkıp evine getirildiğinde komşuları, çocuk bedenine vurulan 100 kırbacın etkisiyle oturmakta ve yatmakta güçlük çektiğini söyledi... anlatılanlara göre, cezaevinde kaldığı bu kısa sürede gardiyanların tacizlerine de maruz kalmıştı.
Hapisten çıkalı henüz birkaç hafta geçmişti ki bu defa, eskinin iran islam devrimi muhafızlarından, şimdinin taksi şoförü, evli iki çocuk babası, 51 yaşındaki Ali Darabi; musallat oldu genç kıza ve 'şikayet etme' korkutmacasıyla değişik zamanlarda 3 kez tecavüz etti. kendine yönelik bu tecavüzleri kız; yaşlı dedesine, dedesi de; ahlak polisine anlattılarsa da suçu işleyen kişinin eski bir devrim muhafızı olması nedeniyle olayın gizli tutulmasının kız açısından daha hayırlı olacağına karar verilerek sessiz kalındı. Buna karşın Atefah'ın defalarca tecavüze maruz kaldığını bilen bir çok kişi vardı artık ve bunların bazıları da aynı korkutmacayla kıza tecavüz ettiler...
Atefah imzasız bir şikayet mektubu ile tekrar tutuklandı ve 'ahlaksızlık kaynağı' ve 'yaşdaş hemcinslerine kötü örnek teşkil etme' suçlarından iki kez daha cezaevine gönderildi. bu süreçte, hakkında verilen kırbaç cezalarının yanısıra bir gardiyanın tecavüzüne de maruz kaldı.
Yakınlarının başvurusu üzerine avukat Muhammed Hosdi onu savunmayı kabul etti. bu dava için görevlendirilen Hacı Rezai, dava sürecini hem savcı hem de hakim olarak yönetti ve yönlendirdi. Davanın hukuka ve adli teamüllere aykırı yürütüldüğü itirazında bulunan avukat Hosdi'nin itarazı ise reddedildi.
Ali Darabi dışındaki tüm tecavüzcüler, şahit olmaması ve kanıt gösterilememesi yüzünden beraat ettiler. Darabi ise suçunu kabul etti ancak o da; "tecavüz ettiği atefah'ın başını gerektiği şekilde örtmeyerek şer'i kurallara aykırı hareket ettiği" iddiası ve bu durumun, bir erkek olarak kendisini tahrik ettiğini söyleyerek 95 kırbaç cezasıyla kurtulmayı başardı.
Bu duruma isyan eden atefah, duruşma sırasında peçesini çıkararak hakime fırlattı. hakim hacı rezai, atefah'ı zina suçundan ölüm cezasına çarptırdı. avukat hosdi; 16 yaşında, üstelik evli olmayan bir kıza zina suçlaması ile ölüm cezası verelemeyeceğini belirterek temyiz başvurusunda bulundu ve dava üst mahkemeye taşındı.
Yargıtay hakimi, ölüm cezası veren alt mahkeme dosyasını istetti ve inceledi. duruşmada Atefah'a şöyle bir baktı ve yaşını 22 olarak belirleyerek alt mahkeme kararını onadı.
Atefah Rafavi Sahaaleh, 15 ağustos 2004 günü saat: 06:00'da kent meydanına getirilen bir vince asılan halatla idam edildi. ölü bedeni, 45 dakika süreyle orada tutulduktan sonra defnedildi. avukat Hosdi iddiasında haklıydı; 'uluslararası medeni ve siyasi haklar antlaşması'na imza koyan iran islam cumhuriyeti'nin 16 yaşını henüz doldurmuş bir kız çocuğuna ölüm cezası verebilmesi mümkün değildi. uluslararası bir mahkeme kararıyla mezarın açılıp cesedin dna testi için çıkarılması endişesine düşen yetkililer, definden bir gün sonra cesedi çıkararak bilinmeyen bir yere götürdüler.
Devlet gazeteleri, onun zina suçuyla idam edildiğini yazdılar. oysa, o henüz evli bile değildi.
Iran'da şeriat devam ediyor...