insanların acılarını ti'ye almak gibi bir alışkanlığım yoktur aslında. ama bu adamın anlattıkları yaşanmışlıktan çok 3. sınıf amerikan filmlerini ya da iğrenç porno dergi hikayelerini anımsatıyor.
küçükken küçücükken kendi çükünden önce amca oğlunun çüküyle tanışacakcın, hayat tam normale döndü derken 16 yaşına geldiğinde yakınlık derecesini belirtmediğin akrabanın 2 gün içinde 13 kez tecavüzüne uğrayacaksın. bundan sonrasını emrah'ın herhangi bir filminden takip edebilirsiniz aslında. başlardan zevk için yaşanan birletelikler, kapitalizmin hışmına uğrama ve parasızlık. ve de en nihayetinde bedenini 100 dolara pazarlama. pişman oluyormuş her seferinde. günde 500 dolar kazandığına göre günde 5 kez çöken pişmanlık duygusu. kapitalizm işte, hırs duyguların önüne geçiyor. popodan çıkan meniler, fışkıran kanlar, parçalanan bağırsaklar, yok olan umutlar, boş vakitlerinde sözlükten biriyle yatmalar.
bak ciğerim ( ciğerim lafını samimiyet göstergesi olarak algılama ha ) bunların hepsi çok güzel kurgular. eşcinsellik bir hastalık değil, kişisel bir tercih. buna gerektiği kadar saygı da gösteririz. ama asıl ibnelik ne biliyor musun? bu kurguları 1. tekil şahış kullanarak buraya yazman. anlatım dilin, hitap şeklin, cümle bütünlüğün falan gayet güzel. kitap çıkarabilirsin, bunun için sözlüğü kullanman da gayet normal. ama bunlar hikaye be kanadı kırık kelebeğim benim.
....
dışarıda bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. bense amazon ormanlarında annesini kaybetmiş yavru bir bufolo gibi bir saçağın altına pusmuş çaresizce etrafı izliyordum. o sırada karşıdan gelen ayten teyze'yle göz göze geldik...
- ayten teyze, çok üşüdüm size gelip bir tas çorba içebilir miyim?
+ siktir ordan. azına zıçtıım veleti senii.
evet ayten teyze çok açık sözlü birisiydi. lafı eveleyip gevelemeden direk söylerdi. beni en çok etkileyen özelliği de bu oldu zaten...
ayten teyze'ye daha yakın olabilmek için bi şeyler yapmalıydım. bir gün üç, beş serseri ayten teyze'ye sarkıntılık ediyorlardı. gidip hepsinin annelerine küfür edip beni dövmelerini sağladım. o hengameden faydalanıp ayten teyze çoktan kaçmıştı. kahraman bir komutan edasıyla çaldım ayten teyze'nin kapısını.
- merhaba ayten teyze, içeri gireyim de bana bi pansuman yap ha?
+ siktir ordan! sümüklü pale seni.
açık sözlülüğün bokunu çıkarmasına rağmen bu hali beni iyice tahrik etmişti. artık dayanacak gücüm yoktu. daha bi gür çaldım kapısını.
- benim olacaksın!
+ siktir ordan. sidikli pezevenk seni.
- kadınlar hakkında çok şey biliyorum. beni red etmen aslında deli gibi arzuladığının bi göstergesi.
+ 100 dolar
- çok para...
çalışıyorum şimdi 100 doları bulunca ayten teyze'nin kapısına bir daha dayanacam. şimdilik bu kadar, parayı bulunca hikayenin geri kalanını aktarırım size.