sözlük yazarlarının itirafları

entry163132 galeri video563 ses32
    153269.
  1. son 3 saattir iş yerimin mutfağında mikrofon tamiri yapıyorum. bir stüdyoda ne kadar çok mikrofon bozulabileceğini görseniz şaşırmazdınız. niye şaşırasınız ki?

    insanların hala mor ve ötesi'nin cambaz ve bir derdim var şarkılarının coverlarını canlı dinlemeye gitmesini anlamıyorum. her no name kişilerin provasında bu şarkılar en az bir defa çalınıyor. bence bu şarkıların -hadi madem söylüyorsunuz- bari provasını yapmayın. şarkı hep aynı. her şey o kadar aynı ki..

    günün en sevdiğim anlarından biri sanıyorum babamı aradığım an. hele sesi neşeli geliyorsa benden mutlusu yok. yaşım ilerledikçe babamla konuşma sürem artıyor. onunla konuşabiliyor olmaktan ötürü mutluyum.

    yağmur yağıyor, dolunay var ve içim sıkılıyor. korktuğum şeyler var ama dillendirmemek ve düşünmemek için gerçekten büyük mesai harcıyorum. güzel şeylere odaklanmaya çalışmak düşündüğünüz kadar kolay değil.

    anlamadığım şey şu; başkasının evine karşı duyduğum psikopatlık derecesindeki temizlik yapma, toparlama isteğini neden kendi evime karşı gösteremiyorum? o kadar isteksizim ki kendi evimi temizlerken ya da toplarken, bunu yapmam için hafta sonu için babamın bana gelmesi falan gerekiyor. kısaca "ayıp olmasın" temizliği yapıyorum kendi evime.

    benim de içinde bulunduğum belli bir yaş grubuna nazaran kendimde öyle "şu festivale gideyim", "şu mekanda takılayım", "öff acilen dans etmem lazım", "bu hafta sonunu sakin geçirdim moralim çok bozuk" modlarını bulamıyorum. yani yanımdaki insanı duyamayacağım bir yere gidip onlarca insana çarparak ayakta durmaya çalışmak benim eğlence anlayışıma pek dahil değil. ya da kafası aşırı iyi olan insanların götlerini toplamak zorunda kalmak -yaparım çünkü lanet olsun anaçlığıma-. sürekli olarak gittiğimiz bir mekanda; herkesi duyduğum, gördüğüm, kimsenin yamulmadığı güzel ve sakin ortamları seviyorum ben.

    benden yaşça büyüklerin imla ve telaffuz hatalarını düzelttiğim zaman aşırı moral bozduğumu ve hatta düzelttiğim kişilerin sinirlendiğini fark ettim. aynı şeyi kendi yaş grubuma yaptığımda ise kesinlikle benzer bir sonuç elde ediyorum. kısaca kimse düzeltilmek, daha doğrusu hata yaptığını başkasından duymak istemiyor. en basit şeyde bile.

    insanlar yazdıkları facebook durumlarının, tweetlerinin aşırı etkileyici olması için eski kelimeler kullanmaya bayılıyor. "şerre karşı çok müstesna bir mukavemet gösterdi" gibi. bence ingilizce yazsalar daha çok etkileniriz.

    uber ve taksi ikileminde ben hep üzülen taraf oluyorum. bazen öyle iyi kalpli taksi şoförlerine denk geliyorum ki uber kullanırken üzülüyorum. bazen de öyle insanlıktan çıkmış taksi şoförlerine denk geliyorum ki "senin canını yerim be uber" diyorum. sonra iyi kalpli taksici abi aklıma geliyor, yine üzülüyorum.

    çok hoşlandığınız kişiyle alakalı milyonlarca güzel fikriniz varken ve kafanızın içinde de bir şey bas bas "söylee" diye bağırırken ve gerçekten öyle hissederken o kişiye sevdiğinizi söyleyememek çok komik. bu biraz akan bir konuşmada konular çok hızlı değiştiğinden o anki konuyla alakalı fikrinizi söylemeye çalışırken konunun yine değişmesi ve sizin "hımps" şeklinde iç çekmeniz dışında bir ses çıkaramamanız gibi.

    bugün olduğu gibi aşırı düşük olduğum günlerde ya kendim gibi aşırı düşük modlu şarkılar dinleyip düşüklüğüme düşüklük katıyorum ya da eski keyifli yeşilçam filmlerini izliyorum. şu an nasıl bilmiyorum ama ikisini birden yapıyorum.

    bulunduğum ortamlarda kendimi sürekli insanları eleştirmemek için frenliyorum. bazen durdurulamaz şekilde ağzımdan fırlayan cümleleri, eleştirdiğim kişi haricinde herkesin anlayabileceği şekilde kurduğumu fark edince kendime o kadar şaşırıyorum ki, aynısı bana yapılsa sanırım bir hayli üzülürdüm.

    şu an tek isteğim, eve gidip duşta mel mel durmak. kendi içimde bile denge kurmak çok zor.
    ama iyiyim.
    görüşürüz sözlük.
    10 ...