feminizm, kadınlardan çok erkeklerin önemsediği bir kavram. onların önemseyip hedef alması normal çünkü, menfaatleriyle çakışan bir ideoloji. ama kadınların umursamaması düşündürücü ve üzücü. çünkü onlar için daha iyi bir yaşamı ideal edinmiş bir kavramı erkeklere yaranmak için yok sayıp, bir de karalıyorlar halihazırda. kadınların bu içler acısı hali anadolunun anaerkil karakterinin erkek egemen hale gelmesiyle başladı sanırım,* dogurgan ve kutsal kadın tanrıcalar yerini erkek tanrılara bıraktı ve kadın kraliçelerin yerini krallar aldı. bunun nedeni inanılan sembollerin değişmesidir. sonuç olarak kadın gitgide daha silik hale gelmeye başladı ve istediğini gizli entrikalar çevirerek elde etti. kadının sinsi olmasının temeli ve süreci bu; erkek egemen bir toplumda bundan başka şansının olmadıgını düşünmesi.
ve tabi ki, kırılgan yani duygusal yapısı geregi onlarla birebir çarpışamamış olması yada çarpışmamayı seçmesi. hiç şüphe yok; kadınların şuan itibariyle toplumdaki durumları onların uzun vadedeki seçimleri dolayısıyla. herhangi bir yapılanmada hangi statüde olursa olsun kadınlar belki de bu bastırılmış iktidar hırsları yüzünden birbirlerini hedef alırlar, ve diğerlerine potansiyel tehlike olarak bakarlar şartlanmış olarak ne acı ki; erkeklerde bu yok çünkü onlar erkekleri ciddiye alıyor daha çok. kadınların çabası ise genelde yine erkek merkezli. bu da açıklıyor tabi ki diğer kadınları neden sevip takdir etmediklerini ve onlara olan bitmez hasetlerini. bunu anlıyoruz ama kabul etmek çok zor. kadınların bu şuursuzca diğer kadınlara olan içgüdüsel kinleri ve saldırışları erkek egemen toplumda var olma çabası ama bir yerden değişmeye başlanmalı. * şu da vardır ki bu yazıdan beslenmek isteyen kan emici yalaka pislikler hiç bir şekilde değerlendirilmez **