müziği çok güzel olan hem komik hem hüzünlü kemal sunal, kamuran usluer, nilgün bubikoğlu filmi.
filmin sonunda hülyanın şabanı elinden tanıması filmin genel konusuna çok uygun olmamış mı? hem filmin bütününe çok uygun olurken hem de bir ufak iç burkmuyor mu?
hülyanın şabanı elinden tanıması, elini bağrına basma sebebi yüzünde saçlarında gezinen elin içinde uyandırdığı ürpertiyi, sevgiyi, hisleri hatırlatması mı yoksa veren ele olan minnet mi?
şaban nasıl emin olacak baktığı gözlerde gördüğü aşk mı minnet mi? hem onun sevdiği hülya aynı kalmış mıydı bakalım.
belki gözleri aynı bakmayacaktı şabana?
ne demişti şaban ölmek istiyorum diye bağıran faik'e ?
bu devirde ölünür mü be abi?
e napalım?
ölme sürün :d
buyrun şaban bey, işte meydan işte elinize üç beş kuruş sıkıştırmaya çalışırken tanıyım elinizi bağrına basan sevdiğiniz. sürünün.
edit: yaaaa dur dur şeyi anlatmayı unuttum olum.
ben bunu çocukken izlemiştim tamam mı? bir partide millet ağzına bi şeyler alıp üflüyordu, bu da açılıp ses çıkartıyordu :D
bende ağzıma kalem alıp evde partiliyordum işte partideki gibi ses çıksın açılsın filan :d hayır zeka problemim yoktu biraz fazla değişik bir çocuktum :D
sonra ananem gördü beni öyle sen sigara içmeye mi özeniyorsun diye dövmüştü :D ahahaha
he amk 7-8 yaşında sigara içmeye özeniyorum :D ashajha kadına tarifte edemiyorum ki filmdeki zımbırtıyı, adını hala daha bilmem :D
çok tatlı dayak yemiştim o gün ya :D cınım ananem