"siz tapınılan taşları eleştiriyor, kendiniz de bir taş parçasına secde ediyor, onu mabud kılıyorsunuz” itirazı üzerine…
bir şeyin mabut-tapınılan olması için ondan medet umulması, yardım dilenmesi ve o nesnenin gizli güçleri olduğuna, onun zatı itibariyle kutsiyet taşıdığına inanmak gerekir. biraz bilgi sahibi müslümanlar, kabe taşının kişiye şifa veremeyeceğini, kısmet-bereket açamayacağını bilir.
türk dil kurumu’nun kelime tahliline bakalım:
mabud; isim, din b. kendisine tapılan varlık
dolayısıyla, müşrik ve putperestlerin insan yapımı taşların önünde secdesi; onlardan bir beklenti içerir. bunlar da çoğu zaman insan suretinde olduğu gibi, başka bir canlı varlığı da çağrıştırabilir. putların önünde ta’zim (yüceltme) rituelleri yapan putperestler, bu nesnelerin taşıdığı özel ruhani güçler olduğuna inanırlar. islam dininde ise böyle bir inanç söz konusu değildir.
aynı mantıkla, bir müslüman namaz kılarken önünde ağaç varsa “ağaca kulluk ediyor!” mu denilecektir? bu kadar çarpık iddialarla din eleştirisi yapılmaya kalkılamaz.
nitekim resulullah, kabe'nin içinde de namaz kılmıştır. putun içine girip o puta tapmak örneği nerede vardır?
bilal-i habeşi kabe'nin üzerine çıkıp ezan okumuştur. putun tepesine çıkıp dini ritüel yapmak nerede vardır?
kabe’nin bir hikmeti de, müslümanların ibadetinde karışıklık olmaması içindir. düşünün herhangi bir mescide gidiyorsunuz ve insanlar farklı yönlere secde ediyor, hatta bazıları birbirlerine doğru namaz kılıyorlar. allah ise kullarına ortak bir yön tayin etti ki ibadette omuzları da bilekleri de birleşsin, bir bütün olsunlar.
sonuç olarak nazar boncuğu, uğursuzluktan koruyan tılsımlar gibi küçük nesnelerin bile tevhide aykırı görüldüğü saf tevhid dinine bulaştırmaya çalışılan şirk isnatları zorlama olmaktan öte geçememektedir.
kindarsınız. samimi değilsiniz. size sadece gülüyoruz.