O kadar çok duygusal olduğunuzu iddia ediyor ve erkekleri kabalıkla, duygusuzlukla toptan suçluyorsunuz
O zaman sorarım neden büyük aşk şairleri hep erkeklerden çıkar?
Bu sadece Duyguyu sanata/hayata aktaramama problemi mi? Yoksa sözde mi duygusallık bu? Yoksa bu da kendi çıkarlarınız için bie savunma aracı mı?
2- o kadar çok zeki, akıllı, kurnaz olmakla övünüyorsunuz ki, erkekleri sanki zihinleriniz yükseklerinden izleyip, ahmak, aptal, budala gibi görüp değerlendiriyorsunuz. Kendinizi sadece zeki zannediyor olamaz mısınız? Yani yanılıyor olamaz mısınız?
Kaldı ki dişe dokunur adam akıllı filozof denebilecek, demeye insanın dilinin varacağı bir insan çıkmıyor içinizden niye?