yengeç burcu erkeği

entry1613 galeri
    1434.
  1. Diğer burca mensup kişilerce, ölene dek anlaşılamayacak yegane burcun sahibi kişiler.

    Öncelikle yengeç erkeğinin duygusal hayatı sizin basit birkaç denklem ya da bulguyla asla çözemeyeceğiniz derecede karışık, derin ve sezgiseldir. His sahibi olmayan insanların yengeç erkeklerini anlamaları da beklenemez keza. *
    Evet çoğu ağlayabilir. Fakat bu onların ''ağlak'' oldukları anlamına gelmez. Duyguları aşırı yaşamalarından ötürü dışarı vurumları da son derece doğal, kasıntısız şekilde olur. Yani bir yengeç erkeğini üzerseniz eğer, üzüntüsünü sizden gizleyemez. içli yapıları yüzünden, ya kendi kabuklarına çekilir sizden karşı bir atak beklerler ki siz buna ''ilgi saplantısı'' diyorsunuz, veyahut durumu en yalın şekilde size sunarlar. (ağlarlar, nazlanırlar, trip atarlar, alınganlık yaparlar) ki bunlarda son derece olağan ve insani eylemlerdir..
    ideal bir eş-dost olabildikleri gibi tamamen tezat insanlarda olabilirler. Sonuçta her yengeç erkeği tüm kadınların kilitlerini açabilen maymuncuk misali erkekler değildir.
    Kendisini her türden, her burçtan kadına aşık edebileceği gibi, nefret vs. gibi bilimum öfke ve pişmanlık içeren durumlara da sokabilir.
    Adalet olgusunun verdiği dürüstlük ilkesi sayesinde daima güvenilir olabildikleri gibi, bu bazen düşünülmesi gereken en son duruma kadar geriler. Yalan söylememeleri yalan söyleyemedikleri anlamına gelmez. Keza analitik zekaları fazla gelişmiş bu canlı canı isterse ve tabiri caizse insanı ''suya götürür, susuz getirir''. *
    Hayatta daima 2 kadına önem verirler;
    1- Anne
    2- Sevgili

    2. hede zaman zaman değişse de, 1. durum daima yerli yerinde kalır. Anneleri yengeçler
    için vazgecemeyekleri ve yegane çok hücreli canlıdır.

    Bir yengecin kafasını anlayabilmeniz için, ancak onun kadar duygular arası astral seyahate çıkmış olmanız gerekir. Belkide duygusal oluşu bu türün tek fabrikasyon hatasıdır. Çünkü iş mantık/duygu çıkmazına geldiğinde kendilerine zarar vereceklerini bilmelerine rağmen daima duygularıyla hareket ederler. Mantık çok sonradan devreye girer. Zararın neresinden dönülürse kardır felsefesiyle en akla yatmaz ve uç sayılabilecek işlere kalkışabilirler.
    Daima neşeli oldukları gibi melankoli bir tık daha ağır basar. Bu da yengeç erkeklerinin dengesizliklerinin açık bir göstergesidir.
    En dramatik sahnelerden dahi umut pırıltısı çıkarıverir karşınıza.
    Tüm evren karanlığa boğulurken onların içlerinde ufakta olsa bir ışık yanar. Hayal dünyaları gelişmiş bu kişilerin sürekli ileriye bakmalarının sebebi de budur. Çünkü umut onları bir ertesi güne hazırlar. Kısacası umutsuz yaşayamazlar.
    Evlerine daima bağlıdır çünkü kendilerini daima koruma içgüdüsüyle yaşayan yengeçler için içinde bulunduğu yuva tek güven noktasıdır.
    Bir çok insan acısını,üzüntüsünü,kalp kırıklıklarını eşiyle dostuyla dışarıda kafa dağıtarak, sohbet ederek yaparken, yengeç erkeğine evinde bir battaniye yeter.* Ona sarılır ve kendi dünyasında ki benliğiyle sorunu çözmeye çalışır. Bu da onların bir o kadar içlerine kapanık oluşunu bizlere resmeder.
    Bir çok kadın yengeç erkeklerinden şikayetçi. Aslında şikayet etmeleri yersiz ve haksızca bana kalırsa.
    Keza bir yengeç erkeği ilişki öncesi yani anlayacağımız şekilde flört dönemi boyunca kendini karşısında ki dişi kişisine anlatmaya özen gösterir. Beğenilerini, isteklerini, beklentilerini, düşüncelerini ellerinden geldiğince yalın ve dürüst biçimde karşısında ki insana dökülür durur. Tüm bu düşünce yapısını kabul eden kişi sonrasında bunlardan bence şikayetçi olmamalı.
    Nitekim dürüstlük bir yengeç erkeği için ilişkisinde olmazsa olmaz bir şeyken sen gidip bu insana yalan söyler, doğruları saptırır hatta ve hatta onu aldatırsan pek tabi sonrasında kabusuna hazır olmalısın.
    Aile yapısı fazla gelişmiş olduğundan kaynaklı bir diğer durum ise aşırı sahiplenebilme özellikleridir. Bir yengeç erkeğiyle birlikte olacaksanız eğer ki, aşırı ilgi, sahiplenilme, ve kıskançlık hedelerinin farkında olmanız gerekir. Sonra yok ben özgürüm, yok bu benim dünyam falan geçiniz efendim. * siz zaten onu hayatınıza alarak tüm bunlardan fedakarlık etmişsiniz demektir. ilişkinin ilk zamanları bu hareketler dişi kişisine ne kadar hoş gelse de zamanla boğuluyormuş hissi yaratır. Size kendinizi özel hissettiren, güven veren bu durum zaman içinde canınızı sıkmaya başlar. işte o vakit yengeç erkekleri sizin için bir cezaya dönüşüverir. Aslında sorun onda değil sizdedir. *
    Şüpheci ve kırılgan yapılarına karşı saldırıda bulunursanız, yani ona yalan söyler ya da onu duygusal anlamda incitirseniz bir daha güvenini kazanmanız deveye hendek atlatmak kadar zor hale gelebilir.*
    Konuşmayı çok severler. Daima anlatacakları eften püften konular dahi olsa bir şeyler bulur, size bunu dinletir. Eğer sevdiğiniz ve onunla zaman geçirmeyi seven biriyseniz zamanın nasıl geçip gittiğini farkedemezsiniz. En basit durumları dahi kendi örnek ve anlatım biçimi ile dakikalarca size anlatmaya çalışır durur. Eğer bir tartışma durumunda mutlak haklı olan kişi bir yengeç erkeğiyse size günü zindan edebilir. * Saatlerce bu konuda sizinle konuşabilir, finalde kucak dolusu örnek, hayat dersi ile ''ben ne kadar aşağılık biriyim'' yazıklanmalarıyla ortamdan ayrılırsınız. *
    Güzel yemek yaparlar, severse çok güzel sever mavallarına girmeyeceğim hoş onlar posta gazetesinin kenar küpürlerinde dahi yazıyor. *
    Şu sözlükte bi yengeç erkeklerine olan takıntıyı bir de izmirli insanlara olan öfkeyi anlayamadım.
    Ne kadar hoş ki izmirli bir yengeç erkeğiyim.

    Ayrı dünyaların insanlarıyız be sözlük, biz birbirimize fazlayız.. *

    Edit: Cinsel hayatları da çok güçlüdür, bunu nasıl unuttum yarabbi. (Aramızda kalsın fakat en istikrarlı ve benzersiz olduğumuz konu bu sanırım. :p ehe )
    9 ...