demokrasi, avrupa ve abd merkezli kurulan sömürü düzenine bu merkezde yaşayan halkların karşı çıkmaması için kullanılan bir emniyet subapıdır.
hanedanlar döneminde (ki demokrasinin kalesi dediğimiz ülkelerde hala mevcuttur) yönetmenin meşruiyeti o aileye mensup olmaya dayanırken bu dönemde her türlü manipulasyona açık avam kitleye milletvekili+bakan sayısı kadar kral seçtirilmektedir(!).
demokrasinin kalesi diye görülen avrupanın ortasında, fransada son seçime katılım %44 civarında gerçekleşmiştir. nitekim abdde de katılım bu civarda seyretmektedir.
bu saçma görüntünün yanında (yani iş başına gelenin zaten sınırlı olan seçmen sayısının yarışının seçime gitmediği bir durumda) birde seçilen partilerin en babasının yüzde 50 oy aldığını düşünürsek aslında demokrasinin avam kesimini kandırıp sanki bu ülkenin hakimi onlarmış gibi hissettirmenin sağlam bir yolu olduğu görülür.