Mehdi islam sünnetinden hiçbir taviz vermeyen bir âlim olur. Onu îman nuruyla tanırsın. dünyevi makamlar ve siyasi gelişmeler mehdilik makamının yanında hiç hükmünde olduğu için mehdinin siyasetle alakası olmaz. Mehdi Müslümanların fikir ve hayatı o kadar sağlam bir insandır ki ehl-i imanın îmanına kuvvet, gayr-i müslim insanların da hidayetine vesile olur. Mehdi'Nin siyasetle alakası yoktur, o siyasetten hoşlanmaz. Hazret-i Ali'nin siyasete girmemesinin hikmeti Mehdi'nin onun soyundan olmasıdır. Bunlar uzun dönemleri içine alan, iki, üç insan ömrüne yayılan tarihsel olgulardır. Peygamber efendimiz îman ve Kuran hakikatlerinin ilk açıklayıcısı olmuştu ama senelerce, çok uzun bir zaman azınlık kaldılar ve bir anda çoğunluk oldular ve bir dönem gizli tebliğ usûlü seçildi. Mehdi ve onun şahs-ı manevisini temsil eden Müslümanlar da bunun gibi olacaktır. Roma'nın fethini müjdeleyen hadisi bu bağlamda değerlendirildiği taktirde birçok şeyler yerli yerine oturabilir. Mehdi bir kişidir ve deccal de.. ama önemli olan felsefeleri, insnalara getirdikleri modeldir. Mekke'nin fethi gibi Roma fethedildiği zaman Mehdi'nin kim olduğunu anlayan anlar. Mehdi dünyevi makamlarla, nefsi okşayan siyasi şovenizm ve kibirle anlaşılmaz. Mehdi denen adam manevî maddî tüm dünyevî lezzetlerden yüz çeviren bir müceddiddir. Allah adına iftira atmayın.Müceddid'in kim olduğunu düşünen her samimi adam onu tanır. isa'yı tanımayan yahudiler gibi olmayın. Siyaset'in kibrine girip de müceddidlik ve mehdilik gibi yüce makamları kirletmeyin. Mehdi sünnete sımsıkı sarılır ve dini ihya eder. Manevi fethileri tüm dünyaya yayılır ve isa aleyhisselam ona tâbi olur. Mehdi'nin bir özelliği de kimseye yük olmaması, bir şey istememesidir.