''Hancock'da mahçup özeleştirel bir hava var- hem ırak'a dair yarım ağız bir eleştiri cümlesi, hem filmin şurasına burasına serpiştirilmiş, subliminal kıvamda kartal imgesi. Amerikan sinemasının muhtemelen 'ilk zenci süper kahramanı' olmasına rağmen Hancock'un ciddi sorunları var. En önemlisi imaj sorunu. Hancock süper güç ama birazcık şey... Derbeder. Yardım ettiği polisler, kurtardığı insanlar ondan tam da memnun değiller. Bu mahalleliyle kafa kafaya gelen süper güç meselesi aslında Örümcek Adam'ın ikinci macerası sırasında ortaya çıkmıştı. Süper kahramanın ait olduğu topluluğun bir üyesi olduğunu unutuyor olabileceği fikri, sergilediği harabati imajın başarılarından daha fazla göze batması ilk orada hafiften gündeme gelmişti. Hancock'da durum tam bir problem halini alıyor; şimdi yani, kötü adamların arabasını alıp da gökdelenin tepesine geçirmenin ne alemi var? Televizyon yorumcusunun dediği gibi 'arabayı oradan çekmenin yol açacağı masraf kötü adamların yakalanmasından daha büyük zarar' değil mi? Bu durumda Hancock'a bir imaj düzeltici gerekiyor. Bu imaj düzeltici beyaz, iyi kalpli, hafifçe naif biri; Charlize Theron'la evli bulunduğunu, ailenin haftanın bir gününü 'köfteli spagettiye dalma' günü ilan ettiklerini de ekleyebiliriz. Sonuç şu; 'Üstüne başına çeki düzen ver, mala mülke saygı göster, biraz nadim ol... Onun dışında süper kahramansın, kim tutar seni'. Obama, ırak'tan çekilme konusunda daha ılımlı bir tavır benimsemiş diye okudum geçende. 'Tabii çekilmeliyiz ama aniden çekilmek harekatın yarattığı travmayı daha da ağırlaştırır' falan diyesiymiş. işte Hancock da, Irak savaşına temel itirazları 'bu savaşa şu kadar para harcıyoruz, ziyan değil mi' olanların eleştirilerini bünyesinde toplayan, biraz da Obama çeşnili bir süper kahramandır gibi geliyor bana diyeceğim, zenci oluşunu da bu bağlamda manidar bulacağım. bu yazlık üstün yapımlarda, yazlık model süper kahramanlarda zaten yazdan sersemlemiş seyirciyi bir kafa kola alma tadı yok mu? Neyse, dörtbir yanda kartallar var Hancock'da, süper kahramanların kendilerine bir çeki düzen vermelerinin fena olmayacağı yolunda bir de mesaj, hayal görmüyorum. (Bir de Charlize Theron'la Will Smith asırlardır bu işi yapıyorlarmış meğerse. Filmin öyle bir şeysi de var) nihayetinde Bir popcorn komplosunu ciddiye almayabilirsiniz, alınacak tarafı da yok zaten.''
kaynak: fatih özgüven'in 'Yazlık Amerika...' başlıklı köşe yazısı, radikal gazetesi.