Tukididis, Klasik Yunan döneminde milattan önce beşinci yüzyılda yaşamış bir tarihçi ve aynı
zamanda bir askerdir. Atina’da doğmuştur. Tukididis, Atina ve Sparta arasındaki Peloponnes
Savaşı boyunca (M.Ö. 431 – 404) Trakya’daki Amfipolis şehrini korumakla görevlendirilen
donanmanın komutanıydı. Ancak şehre zamanında ulaşmayı başaramadı. Şehir, Spartalı
general Brasidas’ın eline geçti ve bundan dolayı Tukididis yirmi yıllık bir sürgüne gitmek
zorunda kaldı. Bu sürgün, Tukididis’e savaşan iki taraf hakkında ayrıntılı bilgi toplama ve
Peloponnes Savaşı’nın Tarihi adlı çalışması için araştırma yapma imkânı verdi.
Tukididis, tarih öncesi zamanların en önemli tarihçileri arasında kabul edilir. O, tarihinin
gelişimini açıklarken kader veya ilahi güçlerin müdahaleleri yerine, bireysel tutum ve
davranışlar ve doğal sebeplere odaklanır. Onun çalışmalarında gerçekler, sadece kısa
hikâyeler olarak sunulmazlar. Gerçekler, ana karakterlerin o veya bu şekilde davranmalarına
neden olan sebepleri bulmak adına araştırılırlar. Tukididis’in bazen hayali konuşmalara yer
vermesinin nedeni, bireylerin davranışlarını vurgulamaktır. Bu hayali konuşmalar, Tukididis’in,
tarihi karakterlerin davranışlarının arkasındaki nedenleri açıklamasına yardımcı olur.
Tukididis, aşağıdaki konuşmayı Peloponnes Savaşının ilk yılında ölen askerlerin onuruna
Atinalı hükümdar Perikles’e ( M.Ö. 5. yüzyıl) atfeder.
Bizim devlet yönetimi sistemimiz komşu devletlerin kanunlarını taklit etmez; tam tersine taklitçi
olmak yerine biz başkaları için bir örnek oluşturuyoruz. Yönetim az kişiye değil, çok kişiye bağlı
olduğundan dolayı bizim sistemimize demokrasi denir. Bizim kanunlarımız insanlara özel
yaşamlarında eşit haklar verir. Bununla birlikte toplum yaşamında saygınlık, sosyal sınıfa değil
kişinin erdemine bağlıdır.
Sosyal sınıf, bir kişiyi herhangi bir toplumsal mevkiye sahip olmaktan alıkoymaz (…). Özel
yaşama müdahale etmememize karşın toplumsal konuları ilgilendiren kuralları bozmayız. Biz
yetkili konuma getirdiğimiz kişilere itaat ederiz ve konulan kurallara, özellikle de ezilenleri
korumak için konulmuş kurallara ve uymamanın utanç verici olarak kabul edildiği yazılı
olmayan kurallara uyarız.
Dahası, zihinlerimizi dinlendirmek için birçok imkân sunarız. Tüm yıl boyunca düzenlenen
oyunlar ve kurban şenlikleri, dinlenmek amacıyla tasarlanmış özel konutlarımızın zarafeti,
bütün üzüntüleri uzaklaştıran keyif kaynaklarıdır. Ayrıca Atina’da ikamet edenlerin birçoğu, tüm
dünyada üretilen mahsullerden alıp Atina’ya getirirler ki Atinalılar diğer ülkelerin mahsullerini
kendi mahsulleri gibi bilirler.