hayır.
kendini kaybetmeyi aşık olmanın ölçütü sanacak dalyarraklar olacaklar, şaşırtmazdır.
yarın bir gün aşık olduğunuzu sandığınızda, eğer daha önce aşık olmuşsanız size onun aşk olmadığını öğretmişlerdir, öğreteceklerdir..
genelev' de hayat kadınlığı yapanların telefon rehberi şöyledir:
aşkım 1
aşkım 2
aşkım 3
sayı saymayı bildiğiniz ölçüde uzatabilirsiniz size kalmış.. (mantıklı kararlar veriyor kıza sorsanız)
1.ci aşkıyla seks sırasında çalan telefonunda 'hangi evi alıyosun bana?' muhabbetini yaptıktan sonra size dönüp
' nerde kalmıştık canım' dedikten sonra yarrakları yemeye devam eder.
aşkım dediğiniz kişiye daha sonra nefret hissinden başka bir his besleyemeyebilirsiniz.
mazoşistseniz eğer sonuna kadar aşkı yaşadığınızı iddia edebilirsiniz orası sizin algıda sıçıcılığınız..
leyla ile mecnunundaki gibi mi sandın hayatı, insanları?
sevgiye olan açlığınız o kadar kör etmiş ki sizi,
aşık olma seraplarıyla yürütüyorsunuz ilişkilerinizi..
ikili ilişkiler ego tatminlerinden, duygu suistimallerinden ve yapay şişirilmiş duygulardan fazlası olmadı şimdiye kadar..
karşılıklı alınıp verilen muhasebesiydi sadece. bazen de tek taraf aldı.
hayalinizde çizdiğiniz kadınları görmek yerine, karşınızdaki dişinin ne olduğunu görebilirseniz aşık olma olasılığınız sıfıra iner. bunun da garantisini verebilirim.
var olan tek şey libido, karşındakiyle ne kadar çok seks yapmak istersen ona papağan gibi aşık olduğunu ötüp durursun.. bazılarınız bunu tecrübe etti.
bu arada am salakları,
kızlara aşık olduğunuzu söylediğinizde buna inanmıyorlar.. çiçek böcek alsanızda yada kulluk etsenizde, 30 sene sonra edebiyat tarihine şiirci abazhan akımı olarak geçecek olsanızda..
sebebi basit,
illüzyonu sen yapıyorsan yani eğer sihirbaz sensen sahnede olanların gerçek olmadığını bilirsin.
izleyenler ise adeta kitle imha silahına maruz kalmış gibi bunu doğaüstü, inanılmaz bulup hipnotize olmuş bir şekilde şuurlarını kaybederler. gördükleri şeyin gerçek olduğuna inanırlar bunun etkisiyle..