zamane âlimleri bu terimi tasavvuf'a yakıştırmadan evvel; sümüklü böceğin hedefine götüren yolda ilerlemesiyle, gövdesinin, yolun üzerindeki tuz toksinlerine temas etmesi sebebiyle canının yandığını ve azar azar eridiği halde, hiç durmadan yoluna devam etmesi hâlini göz önünde bulundurmuşlardır.