korkmak, insanın en sevdiği şeylerden biri, özellikle bile bile olduğu zaman. her zaman bu argümanı test etmeyi sevmişimdir, ve bu yüzden korku filmlerini sinemada izlemeyi tercih ederim, evde göt kadar ekrandan izleyince korku namına bir şey kalmıyorda ondan. günlerden bugün yani entrynin yazıldığı zaman dilimi, yanlız gitmek tarzım değildir, hemen bir sinema fanatiği bulup soluğu cinebonus sinemalarında aldım. içeri girdik, salon sakin. film başladı FBI felan muhabbetleri liv, taylor afeti, karanlık bir arkaplan derken filmin içine giriverdik, karanlıkta beyaz maskeli adamlar hep ürkütücü olmuştur hele birde aniden manyak bir müzikle karşınıza çıkarılıyorlarsa, yerinizden zıplamamanız mümkün değil. bu tür filmlerden korkudan altına sıçmayı bekleyenler hep hayal kırıklığıyla ayrılır, zaten korkudan alta sıçıracak bir film de henüz çekilmedi ya. neyse bir filmde 4-5 kere harbi harbı tırsıyorsanız bununla yetinmeniz lazım diye düşünenlerdenim. velhasılı tırstım, bir kaç kez koltukla temasımı dahi kestim. 2 saatim heba olmadı, ve bilerek korkmanın keyifli bir halt olduğunu test ederek bir kez daha onayladım. ama hala bu argümana iman edecek pozisyonda değilim. yeni filmlerde belki, ya da hiç olmayacak..