Yukarıdaki (#37966257) numaralı girdiye istinaden yazıyorum,
Gelişmemiş ya da yeni gelişen toplumlarda en sık rastlanan durumlardan birisidir.
Bu tür toplumlarda hastalığa ve enfeksiyona bağlı bebek ölümleryle çok sık karşılaşıldığı için doğan çocuklar hemen nüfusa kaydettrilmez. Çünkü kentleşmenin olmadığı yerlerde bu tür resmi işler oldukça zordur ve uzun bir prosedürü vardır. Haliyle yaşayıp yaşamayacağı bile belli olmayan bebekler için büfus işlerinde çok da acele edilmez. Hatta daha önceden kaydı yapılıp ölen bebek varsa ve yaş farkı da çok değilse yeni doğan çocuklara ölen kardeşin nüfus cüzdanını verirler.
Bu durum, bir dönem ülkemizde de yaşanmıştır. 70'li yıllara kadar özellikle de Doğu ve güneydoğu bölgelerinde doğan çocukların nüfusa hep geç yazılmaları sebebiyle nüfus idaresinin yazılı olmayan kararıyla yani insiyatifiyle doğum tarihi belli olmayan tüm çocuklar 1 ocak doğumlu olarak keydedilmişlerdir. Bu şu an da böyledir. Çünkü aileler eskiden bu tür işleri çok da önemsemedikleri için çocuklarının doğumlarını güz başlangıcı, don tutması, ilk karın yağması, ekin zamanı, hasat zamanı gibi halk takvimine göre kodlamışlardır. Haliyle belirli bir gün olarak bir kenara yazılmamıştır.
Diğer yandan buradan hareketle, ailesi tarafından terkedilen ve kimlik bilgisi olmayan erkek çocukları Adem, kız çocukları ise havva olarak yine 1 ocak doğumlu olmak üzere kayıtlara geçirilmişlerdir.