Öğrenci milleti* verdikçe ister ve tembelliğe meyillidir, çünkü insandır.
Hocalar da bunu çok iyi bilir. Çünkü insan olmanın yanında geçmişte öğrenci de olmuşlardır.
Bu yüzden bir tık sert ve kuralcı davranarak denge kurmaya çalışırlar. Ama bazıları cırtını çıkarır. O şahıslar için bu söylemlerde haklısınız ancak abartmayı ve konuşmayı çok sevdiğimizden söylenilenler aslında çoğu hoca için geçerli değildir.
Özetle iyi bir öğrenciye hak ettiği gibi davranmayan hoca sayısı azdır ama bu ithamları da hak eder.
ha bir de sürekli belli bir kesmi kenara koyma, tenzih etme çabamı ve bunun gereğini vurgulamak adına şunu belirtmekte fayda vardır:
adam diyor ki kopyala yapıştır tez ile torpille bir şey üretmeden gelmiş öyle de gidiyorsun, bu neyin egosu?
adam haklı. cidden torpille adına kadro açılmış, tezini sallan yuvarlan bitirmiş tipler var. ancak bu heriflerin bile dil, ortalama, ales ve de özellikle doktora yeterlik ve tezlerinde öyle ya da böyle analarının ağladığını biliniz.
şimdi gelelim diğer kesime. böyle adamlar var ama ya diğerleri? ya çoğunluk? adamın anası ağlamış yıllarca, üstüne bir de o torpilli tipler önüne taş koymuş hakkı yenmiş ama her şeye rağmen kadrosunu almış dersine giriyor ve örneğin geç kalan öğrenciyi derse almadı diye "ya bunların egosu da var ya..." diye ağzını yaya yaya eleştiriyor dingilin biri.
bu dingil kim mi? kitap okumadan öğretmenlik bitirmiş, çan ile matematik bilmeden mühendislik okumuş, okula gelmekten aciz üretmek bir kenara verileni dahi almayan sözde "öğrenci". peki tüm öğrenciler böyle mi? e başta dedik hayır.
demem o ki kesinlikle her eleştirinizde belli bir kesmi tenzih edin. etmek zorundasınız. yoksa karşı taraf da sizi kendi silahınız ile vurur.