babasına yazdığı ancak göndermediği bir mektupta şu sözleri kaleme alır:
"sıkıntılı, ama bütün çocuklar gibi inatçı bir çocuktum; annem beni biraz şımartıyordu; uysal olmadığımı hiç sanmıyorum; bütün istediğim sevecen bir söz, sessizce 'elinizi tutmak', hoş bir bakış olduğu halde, bunlardan hiçbirini yaşayamadım. sen, çocuklarla bile ilişki kurarken kendi benliğinin dışına çıkamaz, kuvvet kullanır, birden sinirlenir ve öfkelenirsin... kendi bileğinin kuvvetiyle çok yüksek bir mevkiye çıkmıştın ve bu yüzden kendine karşı sınırsız bir güvenin vardı... seni görünce kekelemeye başlıyordum... senin karşında kendime olan güvenimi yitiriyor ve dayanılmaz bir suçluluk duygusuna kapılıyordum. birisi hakkında şu satırları bana yazdıran, işte bendeki bu duygunun ölçüsüzlüğüydü."
ve "bir özyaşamöyküsü taslağı" olarak adlandırılan bir metinde şu sözleri kaleme alır kafka:
"akşam, sürükleyici bir hikayenin en heyecanlı yerine gelmiş bir oğlan çocuğunu, sırf çocuk olmasını gerekçe göstererek okumayı kesip yatması gerektiği konusunda ikna edemezsiniz.
..
..
bütün bu olan bitenlerin en önemli yanı şuydu: okumaya aşırı düşkün olduğum için suçlanıyor, kimseye hissettirmeden ödev saatlerinde kitap okuyor, bu yüzden de çok başarısız oluyordum.
..
..
özelliklerimden biri de bütün bu olanlar karşısında sessiz kalmaktı; o zaman da, ya kendimden ve kaderimden nefret ediyor ya da kötü bir çocuk, hatta iblisin teki olduğumu düşünüyordum."