30 yıl evvelinin kamu çalışanının sosyal güvence ve ücret durumuyla bugün onların özel sektörde çalışan çocuklarının durumunu dahi kıyasladığımızda 'komünizm vs. kapitalizm' sorunsalı nihayetinde komünizmi işaret eder.
neden mi? çünkü 30 sene öncesinin dünyası iki kutuplu bir dünya idi ve soğuk savaşın kazananı olma heveslisi kapitalizm allı-pullu görünmek için sosyal güvenceleri işçi sınıfına vermek 'mecburiyetinde' kaldı. yani ortada yıpranmış bir sscb'nin varlığı dahi işçi sınıfına kapitalist ülkede de olsa yarıyordu.
şimdilerde ise komünist ideolojinin örgütlü gücünün hayli zayıfladığının farkında olan kapitalist dünyanın egemenleri sosyal hakları budadıkça buduyor. konuya türkiye'den bakalım; 24 ocak kararları falan bir kenara, 90 kuşağının hafızasına ışık tutalım. akp iktidarının ilk dönemlerinde özelleştirme hamleleri almış yürürken her yerde bir özelleştirme güzellemesi var idi. taşeron cennet, özel sektör üretken, kamu hantal falan naraları bas bas bağırtılıyordu. esasen kamu işlevsizleştirilmiş, özel sektör ise işveren karları katlanabilsin diye üretkenliğin sembolü gibi gösterilmeye başlamıştı. o dönem taşerona 'cennet' diyen bir işçi bile yoktur ki hali hazırda pişman olmasın. süreç özel istihdam bürolarına değin vardı. şimdi de kıdem tazminatı gasp aşamasında. işçi sınıfı örgütlü olmadıkça da bu böyle gider. 'nereye kadar gidebilir ki yahu' deyip götü yayacaksanız şunu söyleyeyim ki kapitalizmin ilk dönemlerinde - 18. yy- çalışma saatleri 19 saati bulur imiş. işçilerin ömrü de 30'u geçmez. gider yani!
bir de bu özelleştirme süreçlerini akp mahareti sanmamak lazım. burjuva normlarla siyaset yapan bütün partiler - chp, mhp, hdp, sp... - bunları illa ki yapacaktı. bir eksik, bir fazla... tabi burdan akp'ye karşı politika geliştirmeyelim anlamı çıkmaz. 24 ocak kararlarıyla margaret tatcher'ın kararları aynı dönemde işlerlik kazandı. ya da avrupa'da faşizm dört koldan gelişti. bugün ise hem türkiye'de hem dünya'da savaş ve gericilik yükseliyor. faşizmi berlin'in göbeğine örgütlü işçiler gömdü. bugün adı bilinen sosyal hakların pek çoğu sscb topraklarında peydah oldu.
elbette ki komünizm. ancak, örgütlü ve bilinçli kitlelerin gücüyle. ötesi anarşizm. ondan da kapitalizm zerre korkmaz. ondandır george orwell ve nietzsche'nin ekmek-peynir gibi basılması. aydın olacaksanız örgütsüz aydın olun düşüncesi.