göğün yüzünde bulut, gel sen bu işi unut.hangi işi, o işi işte canım. çin işi japon işi, zahir bunu da yapan iki kişi.
bir bulut iki bulut üç bulut yüzseksendört bulut birmilyonyediyüzyetmişaltıbinüçyüzotuzsekiz bulut, bana bi huzur doldurt.bir gökyüzü bir buluta nasıl yakışır? mühim olan iç güzelliği midir yoksa bulutlar arasında da bir çekişme var mıdır, şeklen güzel olanlar diğerlerince kıskanılır mı? ve eğer öyleyse tüm hayallerim suya düşer. buluttan nem kapar ağlamam ona göre. bulutlar, çekişmeyin sakın içsel düzleminizde.ve rio de jenario'daki bulutlar ile adana'daki bulutların karakteristik özellikleri değişken midir? adana'nın bulutları da kebap kokar mı? ben kokladım.inanmazsan inanma.ama ya rio de jenario...rom kokar mı onların bulutları da rom,ve tango yapar gibi salınır mı göğünde, arjantin'in? bilemedim şimdi.arjantin'e zıplamak lazım gelir belki. -pardon ,burdan arjantin dolmuşları geçiyor mu beyamca? bulutsuzluk özlemi çektiğinde canın, ki bulutlara yapabileceğin en iyi kötülüktür, tepede ve dahi çimenlikte seyreyle alemi.küçücük miniminnacık olmuş insansoylarının alemi.kement at bir buluta.ne bulutu? tutunmaya çalış.ne tutunması? düşüşünün bi anlamı olsun.olur.sen boşver.denek lazım.denemek lazım.hey bulut,güzel bulut gel sen beni unut...ben seni unutmam.