orta 3 yılları yurttayız, dershane felan derken rahip hayatı yaşamaya başlamışız; edüt salonunda arkadaşlar toplanmış bilgisara bir film atmışlar, tesadüfen geçerken içeriden parlayan işikları sevip salona dalıverdim, herkesin yüzü asılmış ama gider şikayet ederim diye beni kovma cüreti gösteremediler. filmin ortaları felan, olum bu adamın karısı hapı yuttu cümlesi dökülüverdi dudaklarımın arasından. karanlıkta bana dönen yüzlerin iğrenç başılarını bugün dahi hatırlar, ürperirim.