tanım: 30 Ağustos - 11 Ekim 1922 tarihleri arasındaki döneme verilen isimdir.
izmir düşman işgalinden kurtulmuş, Anadolu'daki Türk hakimiyeti gerek doğu sınırının sabitliği gerekse ingilizler dışındaki düşman devletlerle yapılan antlaşmalar sayesinde kesinlik kazanıyordu. Boğazlar ve Marmara Denizi'ne hakim olan ingilizler ile zafer kazanmış ve izmir'den kuzeye doğru çıkan Türk Ordusu arasında bir savaş olması bekleniyordu. Türk ordusu düşman kuvvetlerinin dikenli çitlerine kadar geldi. Herkes gergindi çünkü iki taraf da ateş emri almamıştı. Bazı sebepler dolayısıyla böyle bir savaş patlak vermedi. Bu sebeplerin yavaş yavaş gerçekleştiği günler bütününe ''Çanakkale Krizi'' denmiştir. Çünkü bölgeye, Mudanya'ya kadar büyük bir belirsizlik hakim olmuştur. Şimdi gelelim o sebeplere;
1- ingiltere askeri ve siyasi yalnızlığın içindeydi. Fransa Ankara Antlaşması'nı imzalamış, italya Anadolu'dan çıktıktan sonra Milli Mücadele'ye silah bile satmıştı. Üstelik Marmara Bölgesi'ne dünyadaki tüm sömürgelerinden takviye talebinde bulunduğunda kimse oralı olmamış, hatta Kanada bağımsız bir ülke edasıyla sert bir cevap vermişti. Daha sonra Kanada'nın bağımsızlık süreci başlamıştı. Tek cevap veren sömürge Yeni Zelanda'ydı ve bu hiçbir şeye yetmeyecekti.
2- Yunan birliklerinin Trakya'dan girmesi ve takviye yapmasıyla ingiltere savaşa hazır olabilirdi fakat Yunanistan ile ingiltere'nin arası zaten çok bozuktu. Bunun sebebi Yunanistan Kralı'ydı. Dünya Harbi başlamadan evvel ingiltere mevcut kral Konstantin'e muhalif olarak planlarını gerçekleştirmeye gönüllü Aleksandros'u kral yapmıştı. Fakat 1920'de Aleksandros'u sarayının bahçesinde zehirli bir maymun ısırınca yeniden Konstantin Yunan Kralı olmuştu. Konstantin ve ingiltere'nin arası hep kötüydü.
3- Marmara Bölgesi'nde savaşmak için donanmaya ihtiyaç vardı. Bu ne Türkler'de ne de ingilizler'de yeterli değildi. ingiltere'nin Akdeniz'de bir filosu vardı fakat Türk askerleri çitlere gelmişken o filo bu bölgeye yetişemezdi.
4- Bolşevik Devrimi'yle birlikte Sovyet Rusya'nın Türk Milli Mücadelesi'ne sempatisi vardı. Para ve silah yardımı yapıyorlardı. Bir savaş anında istanbul'a kuzeyden bir Rus çıkartması olabilme ihtimalini de bu sebeplere dahil ederiz.
5- istanbul her ne kadar ingiliz işgalinde olsa da içinde birçok vatanperver insan barındırıyordu. ingilizler bunun bilincindeydi. Aylarca Osmanlı Harbiye Nezareti Anadolu ile görüşmüş ve silah kaçırmayı denemişti. Beyoğlu ve Çemberlitaş mevkiinde birçok vatanperver topluluklar vardı. Bir savaş durumunda ingilizler iki ateş arasında kalmak istemediler.
6- Savaşın gereksiz uzaması ve pahalıya mal olması ingiltere kamuoyunda hükümete karşı protestoları doğurmuştu. Hatta Lloyd George'un birkaç adamı dışında kendi partisi dahi muhalefete başlamıştı. ingiliz halkı yeni bir savaş istemiyordu. Nitekim birkaç ay sonra Lloyd George devri bitecekti.
7- Anadolu'da zaferler kazanan Türk Ordusu milliyet, din ve bağımsızlık kavramlarıyla yola çıkmıştı. Bu kavramların her zaferi ingiliz sömürgelerini tehlikeye atıyordu. ingiltere, Marmara'da bir bağımsızlık ordusuna yenilirse bu hem dünya siyasetindeki itibarını sarsar hem de sömürgelerine bağımsızlık ateşi verirdi. Bu ihtimalden çekindiler.
Çanakkale Krizi sonucunda Mudanya'da masaya oturuldu ve Türkiye'de ateş kesildi. Fakat bu zafer yine de ingiliz sömürgelerine çoktan isyan ateşini vermişti.