kim sevecek söyle
benim gibi delice
kim ağlar ki böyle
sonsuz bir bilinmeze
gözlerimden umut
seninle beraber gitti
kalbimi sorma, isyan etti.
dizeleriyle başlar ve sonra da şöyle devam ederdim;
doğum günün için sana hazırlanan o kitabı doğum gününden 2 hafta önce ayrılarak çöpe attırdığına değdi mi?
kurulan onlarca gerçekleşebilecek masum hayali iki haftalık gerçeğe değiştiğine değdi mi?
aşk anlayışları iki bacak arasında olan orospu evlatlarını tek bir lafınla dünyaları karşısına alabilecek bi adama tercih ettiğine
şu hayatta tamamen sana odaklanmış, başkalarına göz ucuyla bile bakmayan birini paramparça ettiğine
iki günlük sahte sevinçler için o kadar göz yaşı döktürdüğüne değdi mi?
edit: şimdiye kadar hep içime attığım, en fazla kağıtlarla paylaştığım bu döküntüleri ilk defa bi kitleye açtım, biraz rahatladım bayağı efkarlandım