sabahın körüne kadar muhabbet edilebilir ki kendisiyle hiç sıkılınmaz ki.* canı sıkıldığında başına musallat olduğum, tavlada tam yenilecekken sistemin vicdanıyla kurtulan yazardır efendim kendisi. bana 322 km öteden leziz poğaçalar ve 2 şekerli koyu çay getirecek kahvaltıya, ben de sular içinde hamsi götüreceğim, besili hamsi yapıp baba kişisinden saklayacağız onları.* bu saatte uykusunu kaçırıp bana yapmış olduğu yayınla, bir gün radyo kurup kendisini işe alma hayallerimi canlandırmıştır. uşak'lı ve izmir'li kızlar konusundaki fikirleri de stv dizilerini aratmayacak tesadüflerin kapısını aralamıştır*. hem söz, ben şarkıları kimseye göndermeyeceğim ki!*