Bu başlık benim yumuşak karnım... biraz önce 5 sene önceme döndüm. Olayı ne hissettirdiğini kısa vadede hayatında neler değişeceğini yazmışım 5 sene önce...
Seneler geçtikçe yaş ilerledikçe deli çağlardaki gibi sevmeyi bırakıp bir sigara yakmaya başlayınca daha net çıkıyor bulanık suyun dibi göz önüne.
Kalıcı etkileri güvensiz bir insan olarak yaşaman... işin garip tarafı aylar geçiyor seneler geçiyor yine birine sevdalanıp güvenmemelisin diyen mantığını atıyorsun bir kenara.
15 temmuz 2016 akşamı saat 7-8 civarında yine yaşadım makus talihimi. Bu sefer birebir görmedim ancak mesajlarını okudum karşılıklı...
Çok şeyler düşünüyor insan, sorulacak sorular çok... soruların hepsi 'neden' ile başlıyor. Sessizlikle cevaplanıyor. Karşımtaraf sanıyor ki saldıracaksınız hırlayıp gürleyeceksiniz ona. Böyle olunca bak sana anlatacaktım diye başlayan aptal cümleler vızırdanıyor...
O saatte sonra ne dese dolu ki? Hepsi boş.
He, neden aldatıldığını kendine sorarsan;
Sorma. Sorun sende olsa her aldatan seneler geçsede, evlensede seni arayıp sesini duymak istemez...
giden daha çok mu üzülür kalan mı derler ya, bunda kalan daha çok üzülüyor. Gitmeyi bilmek gerek, sessizce ve size yakışırca.