babam ve oğlum

entry560 galeri video2
    57.
  1. filmi, hakkında hiç bir önbilgim olmadan izledim. evimde izledim, ses doğru seviyede idi. dışardaki kasetçinin "uçacaksın uçacaksın havalara uçacaksın" diye tıngırdaması sebebiyle pencereyi de kapattım. ama hava sıcaktı, malum.

    ve film güzel başladı.

    "gerçekten de darbe olduğunda bu doğum vs gibi acil işler nasıl oluyor" dedim başta, ağlamadım.

    arada, sadık'ın işkence sahneleri geldi... "ne oluyor yahu?" dedim, "demek ki eleman kapitalizm karşıtıymış, o yüzden korkmuş yazı işleri müdürü, gazetedeki yazısını yayınlamaktan" dedim.

    devam etti film.

    sadığın öksürüklerinin üzerinde durmuşlar. ilk tren sahnesinden belli oluyordu birşeylerin olacağı.
    çocuğun öngörüsü de, aynı şekilde.

    tekindor'un mükemmel oyunculuğu da arttırdı etkiyi.

    ağladım.

    ağlamak için yapılmış bir film. ama farklı bir derinliği yok. oldukça bizden bir trajedi. bir aile trajedisi, bir hayat trajedisi.

    ağladım.

    güzeldi, ama politikayı ve idealizmi yeren bir filmdi. kaş kaldırdım, hayıflandım. "insan büyüdükçe hayalleri küçülür" ve, "gidecek olanı durduramazsın".

    yine de, "ben bu memleket için savaştığımı düşünürdüm... ama bu memleketin umrunda bile değildi." laflarıyla, en azından izleyen genç nesil için -ki bence artık geç- ufak bir sorgulama, "ulan peki ben ne için savaşıyorum ki" diye bir düşünüş yaratabileceğini düşünüyorum, bir umutla.

    şaheser değil, öyle bir amacı da yok. ama iyi bir film ve bana "hey, şu bizim vurdulu kırdılı holivud filmlerinden her durumda iyiydi be" dedirten bir film.

    ağladım, iyi ki ağladım. güzel işlenmiş, iyi oynanmış, kurgusu vs. ile iyi.

    çağan ırmağı bilmem, çok da ilgilenmem. güzel işlemiş, baba da dahil aşırı baskın bir bünyeyi barındırmayan, ne politikleştirme, ne de apolitikleştirme güdüsü taşıdığını düşündüğüm, "uçucu siyasî kavga" çeşnili hayat draması.

    en güzelinden.
    3 ...