ermeni diasporası

entry34 galeri
    14.
  1. osmanlının, ittihad terakkinin yaptığı ermeni katliamıyla tüm dünyaya hallaç pamuğu gibi dağıtılmış ermenilerin, ermenistan dışındaki varlığına verilen ad;

    bu diaspora bir bütün değildir. içinde türk ve türkiye düşmanlığı taşıyanlar da vardır, küçük bir özür ile türkiye ile barışmaya hazır olanlar da, haksızlıkların giderilmesini, bu topraklarda kalmış mallarının bedelinin ödenmesini bekleyenler de, büyük ermenistan hayal edenler de... çeşitli düşünceler içindeki bu topluluktan birileriyle yurt dışında tanışırsanız, hiç türkiye'ye gelmeden türkçe konuştuklarını görürseniz şaşımayın. "bizim evde türkçe konuşulurdu. annem babam başka dil bilmezdi. evde kendiliğinden öğrendik bu dili" diye anlatırlar size. yeme içme kültüründen, esprilere, kimi adetlere kadar ne kadar anadolu koktuklarını anladığınızda birden yüreğinize bir daralma gelir, boğazınız düğümlenir. size güvenirlerse konuşurlar. her ailenin geçmişinde acı öyküler gizlidir. bunları da çoğunlukla komşusu komşusunun tavuğunu öldürmüş gibi anlatırlar. bu sizi daha da yıkar. işte o zaman diaspora gerçeğini anlarsınız. bu insanların atalarını yurtlarından kovanlarla akrabalığınızı anımsarsınız. acı duyarsınız. bilmeden nasıl yetiştirildiğinizi, ermeni mezalimi denince sadece ermenilerin yaptıklarını -ki yapmışlardır. o dönemde bu çatışmalarda 100.000 müslüman öldürülmüştür- öğrenerek büyüdüğümüzü, bu nedenle bu cahilliğin tüm hayatımıza, tüm satırlarımıza nasıl sızdığını yavaşça anlamaya başlarsınız. nereden bileceksiniz ki sonradan, işin başındaki adamın (u: talat paşa) günlüğünden öğreneceksiniz... -ki bu sayı 600 000 ile 800 000 arasındadır- elinizden bir şey gelmez o an, kahrolursunuz. karşınızda duran diasporalı ermeni de, ilk kez kendi gerçeğine üzülen bir türkiye cumhuriyeti yurttaşı görerek bir anlamda tedavi olur. bu onun için de belki ilktir...

    diaspora gerçeği, toptan bir çuvala doldurularak, nefret edilerek anlaşılamaz. diaspora'nın nefretini ise anlamaya çalışmak gerekir, bu gerçek öğrenilmelidir.

    örneğin, 1989 yılında pasaport alıp bulgaristan'dan kaçmaya çalışan müslümanlar için, * jivkovcu zihniyet şöyle diyordu: "turist olarak çıkanlar, ülkeden ayrılanlar, göç edenler...." yani kimse onları göndermiyor, onlar kendileri gitmek istiyorlar... oysa hemen ardından demokratik olmayan rejimin çökmesiyle gerçekler açığa çıkmıştı. anlaşılmıştı ki, asimilasyon var, katliam var, zorla ve mallarına el konularak ülkeden atma operasyonu var...

    dışarı gidenler için doğal bir hedef vardı: türkiye. yani ayrıca diasporaya ihtiyaç yoktu. şimdi ise gelenler geriye dönüyorlar. artık ab vatandaşı olmak için bulgar pasaportlarını haklı olarak yenilemeye gidiyorlar çünkü kendilerinin oluşturduğu bir parti artık iktidarın koalisyon ortağı. orada hakları var, alınanlar geri veriliyor, verilemeyenlerin karşılığı ödeniyor.

    bir de bu yaşananların 100 katı kadar bir korkunçluğun ülkemizde yaşandığını varsayınız. o zaman ermeni diasporasının ne demek olduğunu daha iyi anlayabiliriz; bu diasporayı asıl kimin yarattığını * * ve bu kişilerden bırakın özür dilenmesini, bırakın mallarının ya da karşılığı kadar paranın geri verilmesini, onlardan bir kuru özrün bile çok görüldüğünü...

    osmanlının yaptığı bu büyük hatayı, bu korkunç trajediyi halının altına süpürerek bizim cumhuriyetimiz bir anlamda ona sahip çıkmış oldu ve büyük bir hata yaptı. sonra da okullardaki eğitim ile de bir resmi tarih oluşturdu. herkesi tek tip düşünmeye zorladı. şimdi bu hatadan nasıl çıkılacağını kara kara düşünüyoruz.

    bir yanda soykırım sözünün şehvetine sığınanlar, bir yandan girilmiş bu çıkmazdan nasıl çıkılacağını bilemeyenler, çıkmaya çalışanları engelleyenler, bugün olsa aynı katliamı yine yapacağını tekrarlayanlar, bugün başka halkları asimile etmeye çalışarak, topraklarından sürerek türkiye'nin alnına yeni lekeler sürmeye uğraşanlar, bu kirli savaşı ve eski kirlilikleri gizlemeyi sürdürmek için darbelerden, suikastlerden çekinmeyenler...

    bu nedenlerle en iyi niyetlilerimiz bile diaspora denince bunu ancak resmi tarihin verileri içinde ve onun kelimeleriyle anlıyor, anlatıyor. empatiye en ihtiyaç duyulan noktada, ondan çok uzak durmak en yaygın tavır ne yazık ki... ne acı değil mi?
    2 ...