tam anlamıyla bir yatırım sezonu geçiren klüp. bu sene yaptıkları transferler iı halleriyle uyum sorunu yaşamadan tam performans gösterseler dahi takımı anca üçüncülüğe taşıyabilir -ki takımda geçen seneden kalıp da bu sene ilk 11'e girecek 2-3 oyuncu anca var. en başta kaleci ve defans bloğundaki hiçbir adam daha önce bir maç bile aynı takımda oynamış değiller. o yüzden kısa vadede bir başarı beklemek bu takıma haksızlık olur. fakat işte bahsettiğimiz camia trabzon. laz kanı takım iyi oynayıp maçı 2-0 alsa "böyle oyuna 2 mi olur niye 5 olmadı" deyip yönetimi istifaya davet edebilir! günümüz şartlarında trabzon'un kısa vadeli çözümlerle hiçbir şey elde edemeyeceğini daha doğrusu son zamanlarda her ne almışsa o kadarını alabileceğini kabul etmesi gerekir. çünkü trabzonluları şampiyonluk haricinde hiçbir sonuç tatmin etmeyecektir ve bu sonuç anca uzun vadeli bir yatırımla mümkün olabilecektir. çünkü ekonomik kısmı bir tarafa sırf takımın trabzon şehrinde olması sebebiyle en basitinden galatasaray'a bedavaya gelen bir harry kewell trabzon'a gelmeyecektir. en fazla almanya'nın serserisi marcelinho tadında isimli oyuncular gelir; onlar da takımla uyum sağlayamadan geçer gider. bu gerçeğin bugünkü yönetim farkında olduğundan yabancıları da zamanında ibrahima yattara'yı nasıl getirdilerse o tarz oyunculardan seçip yabancının da trabzon'da yıldız olmasını, trabzon'un yıldızı olmasını sağlamaya çalışmaktadırlar. bu seneki yatırımın seneye %50'lik bile bir verimle aktarılması ve temelin oluşması halinde trabzonspor'un de geleceği açılacaktır. ama asla gelen oyuncuların hepsinin birden fos çıkma ihtimali unutulmamalıdır. bu bağlamda gençlerin verimini yükseltmek adına ersun yanal da coach olarak en uygun isimlerdendir. o da kendini ispat kaygısı içinde olduğundan trabzon'dan ayrıldığı anda daha da gidecek kapısı olmadığının farkında olduğundan maksimum verimini ortaya koyacaktır. bütün bu yazının bitiminde gene trabzon camiasının üstüne düşen tek şeyin sabır olduğunu söyleyeceğim ama kime? trabzon camiasına... işte camia bu mucizeyi gerçekleştirirse karadeniz fırtınası bu sene meltem tadında kendini gösterip birkaç seneye ortalığı birbirine katabilir. ayrıca basketbol takımının da yine temelden ve yine aynı yönetim tarafından kuruluyor olması da görevdeki yönetimin vizyonunu tam olarak ortaya koymaktadır. sporun endüstriyel boyuta taşındığı 21. yüzyılda da bir anadolu şehri camiasının (neresi olursa olsun) kalıcı olarak ben de varım diyebilmesini anadolu başarısının 70 lerden 2000'lere taşınmasını ben bir istanbullu olarak istiyorum çünkü ancak bu şekilde rekabetin tadının kabak tadından bir lezzete dönüşmesi mümkün olacaktır.