Hikaye şöyle başladı. Çanakkale de güzel bir kafede sevdiğim kız(sonrasında eşim olmuştur.) ile oturuyorduk. Yanımıza 7-8 yaşlarında bir kız geldi ve peçete ister misiniz abi dedi bozuk türkçesi ile.
Sonrasında kızı yanımıza oturttuk ve muhabbet etmeye başladık. Bu küçük kızın suriyeden geldiğini, ailesinin parası olmadığını bu yüzden de okula gidemediğini öğrendik. Biz de bu duruma içerledik haliyle ve kızın aklına iyice okuması gerektiğini, bunu ailesine söylemesini ve ileride güzel bir meslek sahibi olması gerektiği düşüncesini soktuk.
Yaklaşık 1 saat birlikte oturduktan sonra beraber kalktık ve bir kırtasiye ye giderek pembe bir çanta, defter ve kalem setlerinden aldık kendisine. Evine gideceğini söyledi ve gitmesi için izin verdik. Söylediklerinin doğru olup olmadığını sınamak için de arkasından usulca takip ettik. Girdiği ev bize anlattığı tarzda bir evde ve evin önünde bekleyen küçük kardeşi vardı. Direkt çantası ilgisini çekti kardeşinin. inceliyordu falan.
Sonra biz oradan uzaklaştık. Yaklaşık 1-2 ay sonra aynı kızı, onu ilk gördüğümüz kafenin etrafında gördük. Üzerinde üniformaları ve çantası vardı. Evine doğru yürüyordu.
En başta tanıyamadık ama o olması ümidiyle arkasından gittik ve durdurup tekrar konuştuk onunla. Bizi ilk görüşte tanıdı. Ve ikimizi de öptü yanaklarımızdan. Çok teşekkür etti. Artık o da öğrenci olmuştu.
Evet bu kızın adı fatma idi. içinde okula gitme hevesi olan tertemiz, küçücük bir kızdı. O gün yaptığımız şey kendimizle gurur duymamızı sağladı. Belki de hayatını değiştirdik onun. inşallah ileride iyi bir yere gelir.
Bu arada o gün bana satmaya çalıştığı peçeteyi de almıştım. Velhasıl yapmış olduğunuz şeyler başkalarının hayatını değiştirebilir. iyi insan olun, olmaya çalışın.