ikiyüzlüyüm evet.
annesi arkasını dönünce pisliğe bakar gibi bakıp hem aşağıladım o misafir çocuğunu hem de korkuttum.
hatta elimi de uzattım dövecek gibi.
çocuğunun dehşet saçan bakışlarından olacak anne dönüp baktı bana, ama karşısında tatlı tatlı gülüp, çocuğun saçını okşayan beni görünce çocuğuna yabani muamelesi yaptı.
oh olsun.
çocuğa ayrı anneye ayrı gıcığım zaten.
ya kardeşim eve hayırlı olsuna gelmişsin, bak ev yeni, eşyalar yeni...
yani temizlik hakim o evde.
iki dakika ilgilen çocuğunla. *
almış eline böreği gezerek yiyo, dökülüyo işte her yere.temizliği önemsemiyosun bari nimettir, üstüne basılır de...yok nerdee!
ben de mutfağa hazırlarım o zaman çocuğun tabağını (çocuk nerden çıktı ya, şeytan o)
ama neden mutfak?
anne yok yanında, sen ve o yalnızsınız.
dayak mı?
kesinlikle hayır.
daha kötü bir şey biliyorum.
pasta!!!
sözünü dinlemedi mi, al pastasını tabağından.
evet, kötüyüm.
bide kazık kadar çocuğu getirmezler mi, ulen evlen desen evlenmem demez o derece.
ben bilmiyorum sanki pasta yesin, sonra da defolup gitsin diye getirdiğini.
sevimlisi de ayrı dert.
(resmen çenem düştü)
aman nasıl tatlı bir bebek, eller yumuk yumuk, oh misler gibi kokuyor.
alırsın kucağına seversin, seversin, seve...
e tamam ama yeterli bu kadarı bana.
o kadar tabağı sen hazırlayacaksan, çay servisi yapacaksan sorun değil severim ben bebeği sen gidene kadar da, resmen bana iteledi bebeği.
ay bu kusuyooo diye anasına bırakıp bebeği arkana bakmadan kaçacaksın.
sonra çay, pasta, türk kahvesi vs.
unutmadan o kadar yorulcan ki, gece deliksiz bir uyku bekliyor seni.
hadi kolay gelsin.