kuşkusuz yabana atılmaması gereken bir önerme, hatta bir gerçeklik.
body-building her erkeğin bir dönem merak saldığı bir aktivitedir. asla spor değildir. kasları büyütmeyi, vücudu semirtmeyi amaçlayan hareketler bütünü bir spor olarak addedilecekse yaşamayalım daha iyi. gerçek sporculara bir saygısızlıktır bu.
erkekler özellikle sözlük yazarları dah önce de belirttiğim gibi fiziklerine güvenemezler hayatlarının belirli dönemlerinde. izledikleri meksika, brezilya ve bilimum güney amerika yapımı pembe dizilerdeki erkeklerden fazlaca etkilenmiş, öyle ki psikolojileri bozulmuştur. sözünü ettiğim dizilerdeki her hatun taş, her erkek yunan tanrısı gibidir. en boktan role misalen dizinin kapıcı cafer'ini oynayacak adama bile dikkat kesildiğinizde bunu fark etmeniz mümkündür.
ilk evre eve dumble alma ile başlar. kısa üsrelidir. internetten hayvan gibi evde yapılabilecek hareketler araştılır. ben dumble demem ağırlık derim bu arada. bu ağırlıklar indir kaldır yapılır. gel zaman git zaman bu devam eder. ancak bir süre sonra aynada kendini inceleyen kişi hiçbir değişiklik olmadığını fark eder.
neden sonra evden koşarak çıkar. marketin yanındaki sokaktan kimseye çaktırmadan dolanır, yolda karşılaştığı kankasını karıya gidiyorum diye atlatır. gördüğü ilk spor salonunda içeriye dalar. ve baa bir program yapın abi eşşek gibi çalıştırın, yük taşıtın bana, iflahımı sikin ama beni mitolojik bir tanrıya çevirin ne olur diye sızlanır.
bizim sözlük magandasına bir program yaparlar. başlarda hayvan gibi koşu yazarlar tabi. o deliğinde pamukçuklar birikmiş göbeği erimeden neyi indirip kaldırsa fayda etmeyecektir çünkü.
takriben bir ay falan geçer. salonun ilk aidatını yatırır bizim enayi. aynaya baka durur devamlı. bir değişiklik olmadığı için kendini kazıklanmış hisseder.
hemen hemen 3 ay boyunca devamlı koştururlar beygiri. hiç de gocunmaz, kaslı hocalarına bakıp şevke gelir, katır gibi inatlaşır koşu bandı ile. derken ağırlıkla çalışmalar falan da başlar yavaş yavaş. sit-up, push-up o bu bir ton gereksiz aletin altında yorar kendini, iflahı sikilir. her akşam eve tecavüze uğramış gibi gelir. ancak pes etmez bir şekilde.
bench press favori antremanı olup çıkmıştır aylar sonra. aynada devamlı göğüslerini kontrol eder. onu gören yakınları tanıyamaz olurlar. kollarını saran tişörtler giyme evresi de aynı döneme rast gelir zaten. gerçekten hayvanileşir artık ama bu adamların kendilerini devamlı yetersiz görme gibi bir huyları ortaya çıkar sonradan. kendilerini sokakta gördükleri her insanla karşılaştırmaya, karşılaştırıp göt oldukça daha fazla çalışmaya başlarlar.
ilk başlardaki yunan tanrısı olma hevesi yerini kızların makyaj manyaklığı tadın cayip bir tutkuya bırakmıştır. öyle bench press kasarlar öyle bench press kasarlar ki sonunda göğüsleri porno yıldızlarına benzemeye başlar hem de bayan yıldızlarınkine.
işte tam da bench press'in bir body-building ayıbı olması buradan kaynaklanır. nice genç fiziğine güvenmeyen sözlük yazarı yunan tanrısı gibi olma sevdası ile gittikleri spor salonlarından sütyen takarak ayrılırlar. dilim varmıyor ama gizli eşcinseldiler ya zaten artık bunu açığa çıkarmaya başlarlar.
ey body-building denen insanlara bitki gibi yaşam boyu büyüyebileceklerini empoze edip sütyen takmak zorunda bıraktıran spor. yazık değil mi binlerce genç erkeğe? yazık değil mi bu sözlükçü, blog yazarı nesile? bu haykırışım bir ibret alınması için. bir kulak veren olursa ne ala? olmazsa sikimden aşağı...