Tarihi şehirlerimiz vakıf kültürüne ait eserlerle doludur. Çünkü büyük insanlar hep asıl hayat için çalışmıştır. Hepimizin küçük veya büyük bir vakfı olmalı. Böylece amel defterimizin kapanmamasını sağlarız. Eskiden camiler yapılırken onun giderleri için etrafına han, hamam ve dükkanlar yaptırılırmış. Çünkü ilerde cami için insanlar dilenmesin diye. Bugün Türkiye'de koskoca camilerin kapısında Diyanet dileniyor. ‘Boş geçmeyelim cemaat’ edebiyatı yapıyor. Kanuni ve hayırsever insanlar mezardan kalksa bize ne erdi acaba? ‘Koskoca Süleymaniye'yi kapısında dilenin diye yaptırmadım. Cami için etrafına birçok yapı kondurdum’ derdi. Ancak bizler zamanla bu yapıları gasp ettik, sattık, el koyduk. Şimdi kapıda mendil açıp ‘boş geçmeyelim cemaat’ diyoruz Bu çok çirkin. Eskiden sadece cami değil, birer yapılar topluluğu inşa ediliyordu. Tüm gelir ve giderler milimetrik hesaplanıyor ve kayıt altına alınıyordu” -