buyrun benim diyebilirim sanırım. 10-11 yaşımdan beri hiç ağlamadığımı söyleyebilirim. hiçbir zaman hiçbir şekilde... ta ki birkaç ay öncesine kadar. şimdi hatırlamıyorum sebebini ama o kadar saçma bir şeydi ki nasıl ağladım lan diye baya şaşırmıştım. dedem ölüm döşeğindeyken "lan olm allah korusun vefat ederse ağlarım heralde lan" dedim, toprağı bol olsun vefat etti ancak gözüm bile dolmadı. çok sevmeme rağmen, ağlamak istememe, aksi halde sanki ona ihanet ettiğimi düşünmeme rağmen ağlamadım. gelin görün ki inanılmaz derecede saçma bir olaya hüngür hüngür ağladım. hatta tam olarak şöyle gelişti. ilk başta yastığa gömmüştüm kafamı. sessiz sessiz ağlıyordum. baktım rahatlıyorum bağıra bağıra, ne bağırması resmen anıra anıra ağlamaya başladım. dedim "güzel oluyor" arada yastığı tekmeledim. gazladım kendimi sonra, "ulan dedem öldü", "kız pas vermiyor", "cinsel hayatım öldü ühü zaten hiç olmamıştı ki." özellikle bu sonuncusunda baya bağırdım. *
olayın üstünden zaman geçti. düşündüm. demek bir defa ağlanıyor adam gibi ağlanıyor. içine atmak buymuş demek ki.
neyse efendim. bir sonraki ağlayışımda -tahminimce bir 10 yıl sonra- tekrar tam olarak nasıl hissettiğimi anlatmak üzere.