şimdi bu ufak ama fazla işlevsel ülke hakkında bir kaç izlenimimi sizlerle paylaşacağım:
benim sınır kapısında hiç bir zaman güzel şeyler yaşamadığımı biliyorsunuz. sorgular, xray lar, beni soymalar vs vs insanlık dışı olaylar. ama bu sefer size farklı bir noktadan anlatacağım israili. insanlarını yemeklerini, sahillerinden söz edeceğim.
önce dünyadaki herkesten çok farklılar. ufacık bir ülke ama içinde yaşanan o dinamik havayı hissetmeniz lazım.
ben bayılıyorum bunlara iş yapma şekillerine hayranım. para konuşup hep iş yapan bu kadar kafa insanlar olamaz. pozitifler iş iyi gittiği sürece. bir işin sonu bir konuşmanın sonu paraya bağlanmıyorsa onlar sıkılıyor. zaman kaybı olarak görüyorlar bir işin sonunda çıkar olacak. mesela bir kızla erkek konuşuyor sonuç yoksa evlenmeyeceklerse, sevişmeyeceklerse zaman kaybı olarak görüyorlar.
eskiden beni çıkarları doğrultusunda kullandı cümlesi bana çok acıklı gelirdi. artık gelmiyor. biz fazla duygusalız. çok real bir durum herkes herkesi kullanıyor dünyanın kanunu bu. sen bu durumu farkettin ama bir şey yapamıyor musun iki seçeneğin var ya U dönüşü yapacaksın ya da zevkini çıkaracaksın.
hiç bir başarı tesadüf değildir. yahudiler zengin diye bir efsane var ya. zenginler ama sorun niye. çünkü çalışıyorlar. çalışıyorlar. çalışıyorlar. en ufak bir olayı anlatayım size. toplantıdan çıktık baya baya 1 saat laf anlattık birbirimize. toplantı odasından çıktık bunlar yine çalışmaya başladı ben oturdum hadi kahve içelim dedim. karınca gibi gömülmüş hepsi tıkır tıkır çalışıyorlar. kendimi kötü hissetim. türkiyede biz toplantı set edip projelere go veriyoruz arada break yapıp kahve çay sigara muhabbet oluyor. toplantı sonrası notları toplayalım email atalım ama o email anca yarın gelir... arada kumaş farkımız var bu insanlarla
satranç oynar gibi ticaret yapıyor.
uçakta acayip yakışıklı bir çocukla tanıştım 34 yaşında 3 kere şirket kurup battım diyor şu an da hong kong da mermer fabrikası varmış. işler iyi çok şükür diyor. en büyük hayali evlenip 5 çocuğu olsunmuş. hong kong da mı dedim. eşim nerede iserse dedi.
toplumda kadın çok değerli. eş olarak değerli. sevgili olarak değerli. eğtimli, kültürlü, güçlü bir kadın, bir anne. bunlar hep zihniyet.
yemekler hep organik biliyor musunuz. her şey çok lezzetli. ben gidince ekmeğin tadını unuttuğumu anlıyorum. sabahları avokado ezmesi yiyorlar zeytinyağı ile. kinoa tohumu yeniyor. kahvaltıları biz den zengin bunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.
tencere yemeği kültürü aşırı yok bizim gibi ama ne yediysem her şeyi çok beğendim. kırmızı et ustası bunlar. döner vs yok arap kültürüne ait bir şey bulmanız çok zor. daha çok amerika'da hissediyorsunuz kendinizi.
sahili... nefesim kesildi bir saniye. suyu çok temiz. sörf yapan atletik insanlar. güzel restoralar. cıvıl cıvıl publar. keyif alabiliyorsunuz hayattan. şimdi dubai sahillerini de görmüş, lübnan sahillerini de görmiş biri olarak burada rahat ediyorsunuz. çığlık atsan kimse dönüp bakmaz özgürsün. arap yarım adası sonuçta. bir sınır nelere kadir dimi.
sınırlar hep kafada.
bu arada bu yazıyı ve her yazımı hiç bir siyasi görüşe yakın hissetmeden yazıyorum. ben hissetim ben ne yaşadım o bağlar beni gerisi teferruat.