Toplum arasına karışmayı savunanlar, yüce rabbimizin şu ayetini kendilerine delil olarak sunuyorlar:
"Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. işte bunlar için pek büyük bir azap vardır." (3, al-i imran 105)
Ayrıca şu ayeti de kendileri için delil getirirler:
"Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de o, gönüllerinizi birleştirmiş ve o'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz." (3, al-i imran, 103)
Dolayısıyla ayette ifade edildiği gibi, Allah'ın gönülleri birleştirmesiyle onlar böylece biraraya gelmiş oldular. Ancak bu, onlar için bir delil olamaz; bu yorumları zayıftır. Çünkü ayette söz konusu edilen şey görüş ayrılıklarıdır; yüce Allah'ın kitabını anlama ve kavramada ihtilafa düşmeleri ve şeriatın temel esaslarında düşülen ayrılığa işarettir. Yoksa insanların uzlete çekilmesini ayet tenkiD etmiyor. Esasen "ülfetten" murad edilen şey ise, kişinin kalbinden kötü düşünceleri, kin ve düşmanlığı atması manasındadır. Bu, onların söylediği gibi değildir. Çünkü gönüllerdeki gizli kalan kin ve düşmanlık esasen fitne sebebidir. Düşmanlıkları körükleyen de bu gizli düşmanlık ve kindir. Oysa uzlette, yalnız olarak yaşamakta, halktan ayrı kalmakta böylesi bir endişe yoktur.