halen "müze yapılsın mı aman efendim yapılmasın mı?" diye tartışılan otel. hani şu ülkede gün olmuyor, devran dönmüyor ki neler tartışılmıyor. eee madem haydin bu da tartışılsın; maksat kuraldı, kaideydi bozulmasın. geçen ismi lazım değil bi' tv kanalı(böle diyeyim ki az biraz benim lafım da itibar görsün. gizem iş yapıyor bu ülkede aa dostlar!) spikerini yollayıvermiş sivas'a. hatun eline almış mikrafonu aşçıya, çırağa, kalfaya, bakkala sordukça soruyor: "madımak oteli sizce müze yapılmalı mı?" hani soruya yabancı değiliz, ezberimizde. her 2 temmuz sorulur, cevaplanır, olmadı tartışılır falan fistan. kimi yapılsın der, kimi yapılmasın. lakin biri öyle bi' cevap verdi ki amanın dedim bu adamın beynine giden oksijen ya benimkisine de gidiyorsa! kendine göre de pekiştirmiş düşüncesini hani, öyle havadan karaya, karadan havaya atıyorum, bana bakın ne güzel de laflıyorum modunda. ne demiş peki ne demiş? ahan da ağzı var ya işte onlan aynen şunları demiş. torba değil ki oracıkta büzülmemiş.
"kardeşim dağlarda binlerce askerimiz şehit düşüyor. iyi o zaman onlar için de dağı, tepeyi müze yapalım. olur mu hiç öyle saçmalalık?"
aynen de böyle dedi işte. ne gelsin bunun üstüne. cemali vardı bi' zamanlar şöyle ağzılarını doldura doldura söylüyorlardı. "yuhhh yuhh" o gelsin güzel kardeşim sana.