türkiye siyaset tarihinin en renkli ve güleryüzlü adamı; işte rahmetli erdal inönü'nün yüzümüzde tebessüm uyandıracak diyalogları.
Kendisini sinema çıkışında yakalayan bir gazeteci sorar:
- Sayın inönü, sizi bu sıralar sinema salonlarında göremiyoruz pek?
- Tabii göremezsiniz sinema salonları karanlık oluyor.
Evde "Erdal yetiş fare var!" diye çığlığı basan eşine gayet sakin biçimde şu cevabı vermiştir:
- Bana ne Sevinç, ben kedi miyim?
DEP'li Sırrı Sakık SHP'den milletvekili adaylığı için başvurur. Erdal inönü ile yan yana gelirler. Sırrı Sakık "Paşam, benim hakkımda bir sürü dedikodu çıkartırlar. Önceden bilesiniz. Ağabeyim (Şemsi Sakık) dağda devlete karşı savaşır. Kardeşlerimden biri hapiste..." diye devam ederken Erdal inönü söze girer:
- Be kardeşim sizde hiç devlete çalışan bir kişi yok muydu? Onu getirseydiniz bari.
Seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve Erdal inönü'ye hitaben "Ölürüm yoluna" diye haykırır. Erdal inönü cevap verir:
- Dur, ölme. Bir oy bir oydur.
SHP Genel Başkanlığı döneminde diğer sol parti liderleri ve bürokratlarla bir restorana gider. Garsonun "Birşey almak ister misiniz, efendim" sorusu üzerine cevap verir:
- Teşekkürler biz birbirimizi yiyeceğiz.
SHP Genel Başkanlığı döneminde Sosyalist Enternasyonal toplantısı için SHP Genel Sekreter Yardımcısı istemihan Talay ile birlikte Paris'e gitmişti. Toplantıdan sonra Champs Elysees bulvarındaki bir sinemaya gittiler. Filmin öyküsü, iki mafya ailesi arasındaki çatışmaydı. iki saat boyunca beyaz perdede silahlar konuştu. inönü film bittikten sonra koltuğundan kalktı. istemihan Talay, "Filmi nasıl buldunuz?' diye sordu. inönü cevapladı:
- Çok beğendim ama iyi ki bitti. Yoksa çok daha fazla adam ölecekti…
Kars ve Van mitinglerinden Ankara'ya dönüyordu. Sivas üzerinde uçağın pilotu açıkladı:
- Efendim Ankara semaları kapalı. Kirli bulutlar var. inişimiz çok güç olabilir.
Ön koltukta gazete okuyan inönü'nün cevap verdi:
- Hiç bir şey olmaz merak etmeyin. Ankara Belediye Başkanı Karayalçın çok çalışkandır. O kirli bulutları hemen temizler!
SHP Genel Başkankığı döneminde, o dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile görüşecekti. O günlerde inönü, Yılmaz'ı sert biçimde eleştiriyordu. Yılmaz, Necatibey caddesinde bulunan SHP Genel Merkezine geldi. SHP ile ANAP Genel Başkanları baş başa uzun bir görüşme yaptılar. Herkes sert tartışmalar yaşanmasından endişeliydi. Görüşme sonrası dönemin SHP Genel Sekreteri Fikri Sağlar, inönü'ye biraz da endişeyle görüşmeyi sordu. inönü şöyle dedi:
- Çok iyi geçti, Mesut bey partimize aşık oldu. Ama platonik.
inönü izmir'e mitinge gidiyordu. Uçakta izmir milletvekili Neccar Türkcan, yanına gelerek şöyle dedi:
- Efendim izmir'de vurucu bir konuşma yapmalısınız. Yumruğunuzu da kürsüye vurun. Nasıl iktidara geleceğimizi sert bir üslupla anlatın lütfen.
inönü ise şu cevabı verdi:
- Peki ben anlatırım, sonra sözü size bırakırım. Vuruculuğu ve diğer işlemleri siz yaparsınız...