çağcıl hasletler arasında feodalite artığı yaklaşımıyla yerinin değiştirilmesi sonucu alaşağı edilmiş, tekrar aynı yere koymanın imkansız olduğu zar meselesi.
sadece basit bir zar meselesi değil; içerisinde, her sevgilim versin ama karım bakire olsun anlayışı, dinsizin dine saldırmak için değinilenler/belirtilenler üzerinden notlar alması, dejenerenin dil darbesi, yavşak sümüğü, puşt salyası ve daha yığınla tali durumlar/olgular bulunduran bu ince zar, inceliğine göndermede bulunurcasına kalın bir tartışma konusudur.
bekaret birinin değer verebileceği, bir diğerininse umursamayacağı bir şey olabilir. her sevgilim vermesin, hatta sevgilim olmasın, eşim benim onu beklediğim gibi bana gelsin diyen birine, bu davranışından ötürü yobaz, bağnaz, hangi devirdeyiz vs. denildiğinde, karşı çıkma işlemi standarttır.
bu standardizasyon şu veya bu şekilde vuku bulur:
e be ibne! senin patlak, folloş haline bir şey diyen var mı(?) adına aşk dediğin ve bu sayede orospu tanımından da sıyrıldığın verme alma işlemine ses etmiyorsak haline acıdığımızdandır. merdiven korkuluğu olmuş bedenin-inenin çıkanın el sürdüğü- kamuya açılmış ruhunla beni eleştirecek neyin kalmış şıllık.
vuku buldu.
ve şu da vuku bulur, tartışma devam eder-etsin diye-:
"dincilerrrrrr, hepsi birer azgın boğa. bakmayın siz namazlarına niyazlarına. onlar var ya onlarrrrr...denk getirseler bir tane..."
dur be koçum, serin gel, yavaş. "bulsalar bir tane" ne? bulmak istemediğin halde ayaklarına dolanıyorlar şimdilerde. tekmeliyorsun da gitmiyor. "a haa! cool takılıyorsun ha? bayılırım..." diyor. şeytana uy diyor, "uy dalayum saa!" diyorum ben de. -iyi başladım kötü bitirdim farkındayım, farkındayız, farkındalar- fark you! -bit artık be kodumun entrysi!-