Erzurumda doğdu birçok bilimsel alanda araştırmalar sürdürdü -özellikle gökbilimi- ve başarılar elde etti.
Daha sonraları istanbula giderek saray eşrafından bilimcilerle tanıştı aralarına girdi ve ikinci mahmuta saray kütüphanesini kullanmak istediğini dile getirdi bu kaynaklara ihtiyacının olduğunu söyledi bunun üzerine sultan arzusunu geri çevirmeyip erzurumlu ibrahim hakkıya saray kütüphanesini açtı ve en önemli eseri olan marifetnameyi kaleme aldı.
Daha sonraları siirtin tillo ilçesinde vefat etti ve kendisinin hocam dediği tasavvufi anlamda birçok ders aldığı kazanımlar elde ettiği ismail fakirullah hazretlerinin yanına defnedildi ayrıca ismail fakirullah hazretlerine bir teşekkür mahiyetinde yılın ilk güneşinin kabrinin başına doğacağı bir kale inşa etmiştir (Işık Hadisesi) ve çok sevdiği hocası hakkında şu sözleri dile getirmiştir "yılın ilk güneşi hocamın başucuna doğmayacaksa ben neyleyim o güneşi" ayrıca bugün o kale senenin belirli dönemlerinde turist akınına uğramaktır.